Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| PERVA: | f. Korku, çekinmek. Alâka, ilgi, bağ. Takat. Durup dinlenmek. Bilmek. Vesvese. Kayd. Iztırab. Terk, feragat. Hayran, şaşmış. Meyl, teveccüh, iltifat, kayırmak. Gussalanmak. (L.R.) |
| PERVANE: | f. Fırıldak çark. Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Haberci, kılavuz. |
| PERVANEGÂN: | (Pervane. C.) Gece kelebekleri. |
| PERVANEK: | f. Karakulak adı verilen bir hayvan. Ask: Öncü, pişdâr. |
| PERVAR: | f. Besili, beslenmiş. |
| PERVAS: | f. El ile dokunup temas etme, eli ile yoklama. |
| PERVAZ: | f. Kanat açmak, uçmak. Uçan, uçucu. Nur. Karargâh. Saçmak. Hücre. Saçak. Ayna. Dolap. İnce, uzun tahta. Uçan, uçucu gibi mânâlara gelerek birleşik kelimeler yapılır. |
| PERVAZ-I BERDÂR: | Yükselip uçan. Uçarak dolaşan. |
| PERVAZE: | f. Kır gezisi için hazırlanan yemek. Altun ve gümüş yaprakların kırıntısı. |
| PERVAZGÂH: | f. Uçulacak yer. Tayyâre meydanı. Hava alanı. |
| İçerisinde 'PERVA' geçenler | |
| BALAPERVAZ: | Yüksekten uçan. * Kendini olduğundan yüksek makamda gösterip gururlanan. |
| BALAPERVAZANE: | Yüksekten uçar gibi. * Çok yüksek rütbelilere yakışır şekilde. |
| BÎ-PERVA: | f. Korkusuz. Pervasız. |
| EVC-PERVAZ: | f. Yüksekte uçan. |
| HÜMAPERVAZ: | f. Hümâ gibi yükseklerde uçan. * Mc: Yüksek himmetli. |
| NA-PERVA: | f. Pervasız, korkusuz, aldırışsız, çekinmez. * Sersem. |
| PERVANE: | f. Fırıldak çark. * Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. * Haberci, kılavuz. |
| PERVANEGÂN: | (Pervane. C.) Gece kelebekleri. |
| PERVANEK: | f. Karakulak adı verilen bir hayvan. * Ask: Öncü, pişdâr. |
| PERVAR: | f. Besili, beslenmiş. |
| PERVAS: | f. El ile dokunup temas etme, eli ile yoklama. |
| PERVAZ: | f. Kanat açmak, uçmak. Uçan, uçucu. * Nur. * Karargâh. * Saçmak. * Hücre. * Saçak. * Ayna. Dolap. * İnce, uzun tahta. * Uçan, uçucu gibi mânâlara gelerek birleşik kelimeler yapılır. |
| PERVAZ-I BERDÂR: | Yükselip uçan. Uçarak dolaşan. |
| PERVAZE: | f. Kır gezisi için hazırlanan yemek. * Altun ve gümüş yaprakların kırıntısı. |
| PERVAZGÂH: | f. Uçulacak yer. Tayyâre meydanı. Hava alanı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| PERVANE : | f. Fırıldak çark. * Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. * Haberci, kılavuz. |
| PER : | f. Kanat. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |