Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| PERVER: | (Pervar) f. "Besleyen, yetiştiren, velinimet, koruyan" mânâsında birleşik kelimeler yapılır. |
| PERVERÂN: | (Perver. C.) f. Yetiştirenler, besleyenler, koruyup terbiye eden kimseler. |
| PERVERDE: | f. Terbiye görmüş, yetiştirilmiş, beslenmiş. |
| PERVERENDE: | f. Besleyen, büyüten. Besleyici, büyütücü. Terbiye edici, yetiştirici. |
| PERVERÎ: | f. Büyütücülük, besleyicilik. Terbiye. |
| PERVERİŞ: | f. Besleme, besleyiş. Beslenme. Terbiye etme, yetiştirme, eğitme. Terbiye edilip yetiştirilme, eğitilme. İlerleme, terakki. |
| PERVERİŞYÂB: | f. Beslenen. Terbiye edilen, terbiye gören, eğitilen, yetiştirilen. |
| PERVERİŞYÂFTE: | f. Terbiye edilmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş, eğitilmiş. |
| İçerisinde 'PERVER' geçenler | |
| AİLE-PERVER: | f. Evine düşkün, ailesine düşkün. |
| ASÂYİŞ-PERVER: | f. Asâyiş taraftarı. Sükûnet, rahat ve huzur isteyen. |
| ASÂYİŞ-PERVERÂNE: | f. Rahat, huzur ve asâyiş taraftarına yakışacak şekilde. |
| AŞTÎ-PERVER: | f. Barış taraflısı, sulh. |
| AŞTÎ-PERVERANE: | f. Barış taraftarına yakışacak şekilde. |
| ATEŞ-İ ÂB-PERVER: | Mc: Hançer, kama, kılınç. |
| BENDEPERVER: | f. Köle besleyici, adam besleyici. |
| CANPERVER: | f. Kalbi ferahlandıran. Ruha hoş gelen. |
| CUMHURİYET-PERVER: | f. Cumhuriyetçi, cumhurcu. |
| DİNPERVER: | f. Sağlam dindar, dine hizmet eden. Salabet-i diniye sâhibi. |
| DÛN-PERVER: | f. Kötü kimseleri koruyan, alçak kişileri muhafaza edip onların ilerlemelerine yardımcı olan. |
| FAZİLETPERVER: | f. Fazilet sahibi, faziletsever. |
| FİGÂN-PERVER: | f. Feryad ettiren, bağırtan. |
| FUKARA-PERVER: | f. Fakire bakan. Fukarayı koruyan. |
| FÜSUNPERVER: | f. Büyüleyici, hayranlık verici, cezbedici, celbedici. |
| GAMM-PERVER: | f. Keder veren, hüzünlendiren, gam artıran. |
| GİRYE-PERVERD: | f. Ağlatıcı, gözyaşı döktüren, ağlamayı getiren. |
| HAYAL-PERVER: | f. Hayale düşkün. |
| HEVESPERVER: | f. Hevesli, heveskâr. |
| HUKUKPERVER: | f. Geçmişi unutmayan, haklara hürmetkâr kimse. Vefalı ve sâdık dost. |
| İHLAS-PERVER: | f. İhlas sahibi, temiz kalbli. |
| İHLAS-PERVERANE: | f. Temiz yürekli, ihlas sahibi bir kimseye yakışacak surette. |
| İHLAS-PERVERÎ: | f. Temiz yürekli, ihlas sâhibi olma. |
| İHSANPERVER: | f. İhsan edici. İyiliği çok sever.(İhsan ihsandır, eğer nev'e olsa veya muhtaca ve fakire olsa. Sehavet o vakit tam sehavettir, eğer millet için olsa, yahut milleti tazammun eden bir ferde olsa güzeldir. Şayet muhtaç olmayan şahsa olsa, şahsı tembel eder. Çingeneliğe alıştırır. Elhasıl, millet bâkidir, fert fâni!) (Münazarat) |
| İLTİFATPERVER: | f. İltifat eden, iltifatkâr, mültefit. |
| İN'AMPERVER: | f. Nimetlerle bezeyen, çok nimet veren. Tehlikelerden sâlim kılan. |
| İNSANİYETPERVER: | İnsanlığı seven, iyi insan. |
| İNTİZAMPERVER: | f. Her şeyi tertib ve düzenli yapan. İntizâmı çok seven. |
| ISLAHATPERVER: | Islahat taraftarı, ıslahatı seven. |
| KÂM-PERVER: | (C.: Kâmperverân) Emel besleyici. |
| KÂRPERVERD: | f. Becerikli, iş yapan, elinden bir iş gelen. |
| KEMALÂT-PERVER: | f. Kâmil ve olgun insan. Kemalât sahibi. |
| KEREMPERVER: | f. Kerem sâhibi. Eli açık, cömert. Mükrim. |
| KETİBEPERVER: | f. Askeri koruyan ve seven. Asker yetiştiren. |
| MAARİF-PERVER: | f. Maarifin yayılıp intişar etmesine çalışan. Maârife ait şeyleri muhafaza eden. |
| MA'DELETPERVER: | f. Doğru, insaflı, adaletli ve vicdanlı kimse. |
| MAHPERVER: | f. Mehtaplı. |
| MA'RİFETPERVER: | f. Hünerli, marifetli. |
| MEALPERVER: | f. Mânâlı. * Mâna anlatan. |
| MERHAMETPERVER: | f. Merhametli, esirgeyici, acıyan. |
| MERHAMETPERVERÎ: | f. Merhametlilik, esirgeyicilik. |
| MERHAMETPERVERANE: | f. Acıma ve şefkat ile, esirgeyip acımak suretiyle. |
| MİHMANPERVER: | f. Misafir ağırlayan, misafire ikram eden, misafir seven. |
| MİHMANPERVERÎ: | f. Misafirperverlik, misafir ağırlayıcılık. |
| MİLLİYETPERVER: | f. Milliyetini seven. |
| MÜSAFİRPERVER: | f. Müsafire çok hürmet eden, müsafiri iyi ağırlayan, kıymet veren. |
| NAGAM-PERVER: | (C.: Nagamperverân) f. Türkü söyleyen, nağmeci. Nağme seven. |
| NAMUSPERVER: | f. Namuslu. |
| NAZAR-I SAN'AT-PERVERANE: | San'atkârane bakış. |
| NAZPERVER: | f. Naz eden, naz yapan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| PERVERÂN : | (Perver. C.) f. Yetiştirenler, besleyenler, koruyup terbiye eden kimseler. |
| PERVA : | f. Korku, çekinmek. * Alâka, ilgi, bağ. * Takat. * Durup dinlenmek. * Bilmek. * Vesvese. * Kayd. * Iztırab. * Terk, feragat. * Hayran, şaşmış. * Meyl, teveccüh, iltifat, kayırmak. * Gussalanmak. (L.R.) |
| PER : | f. Kanat. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |