Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| PES: | f. Arka, art, geri. Öyle ise, imdi... |
| PES-İ DİVÂR: | Duvarın arkası. |
| PES-İ PERDE: | Perde arkası. |
| PES Ü PİŞ: | Arka ve ön. |
| PESADET: | f. Veresiye alışveriş. |
| PESAVEND: | f. Kafiye. |
| PESEND: | f. Beğenmek, kabul eylemek. Beğenici. Muvâfık. |
| PESENDÂNE: | Beğenecek yolda, beğenmek suretiyle. |
| PESENDİDE: | f. Beğenilmiş, seçilmiş, müntehab. |
| PESİN: | f. Sonraki, gerideki, en son. |
| PESMANDE: | f. Geri kalmış, geride bulunan, bâkiye. Artmış, artık. |
| PESMANDE-HOR: | f. Artık yiyen. |
| PESPERDE: | f. Perde arkası, gizli iş. |
| PESREV: | f. Arkadan gelen. Uşak, hizmetçi. |
| PEST: | f. Alçak, aşağı. Hafif, yavaş ses. Sesi galiz, kalın ve korkunç olan. |
| PESTBAHT: | f. Talihsiz. Bahtı fenâ olan. |
| PESTÎ: | f. Alçaklık, âdilik, zillet. |
| PESTPAYE: | (C.: Pestpayegân) Payesi, derecesi aşağı olan, âdi. Alçak. Bayağı. Pespaye. |
| PESTPERDE: | f. Alçak ve hafif sesle. |
| PESTSADA: | f. Hafif ses. |
| PES Ü PİŞ: | Arka ve ön. |
| İçerisinde 'PES' geçenler | |
| ÂLEMPESEND: | f. Bütün herkesin hoşuna gidip beğendiği şey. |
| AVAM-PESEND: | f. Halk tarafından beğenilecek olan şey. |
| BAZPES: | f. Tekrar, yeniden. * Geri. |
| BEDPESEND: | f. Kötülüğü beğenen, kötülüğü öven, medheden. * Güç beğenir, müşkülpesend. |
| CİHAN-PESEND: | f. Cihana meydan okuyan. |
| HIRED-PESEND: | Akıllı, zîakıl, düşünen. |
| HODPESEND: | f. Kendini beğenen. Mağrur. |
| HUDAPESEND: | f. Allah'ın beğeneceği şey. |
| MÜŞKİL-PESEND: | f. Zorla beğenen. Her şeyi kolay kolay beğenmiyen. Zorlaştıran. |
| MÜŞKİL-PESENDÂN: | (Müşkil- pesend. C.) Herşeyi kolay kolay beğenmiyenler. |
| NA-PESEND: | f. Beğenilmez. |
| PES-İ DİVÂR: | Duvarın arkası. |
| PES-İ PERDE: | Perde arkası. |
| PES Ü PİŞ: | Arka ve ön. |
| PESADET: | f. Veresiye alışveriş. |
| PESAVEND: | f. Kafiye. |
| PESEND: | f. Beğenmek, kabul eylemek. Beğenici. Muvâfık. |
| PESENDÂNE: | Beğenecek yolda, beğenmek suretiyle. |
| PESENDİDE: | f. Beğenilmiş, seçilmiş, müntehab. |
| PESİN: | f. Sonraki, gerideki, en son. |
| PESMANDE: | f. Geri kalmış, geride bulunan, bâkiye. * Artmış, artık. |
| PESMANDE-HOR: | f. Artık yiyen. |
| PESPERDE: | f. Perde arkası, gizli iş. |
| PESREV: | f. Arkadan gelen. * Uşak, hizmetçi. |
| PEST: | f. Alçak, aşağı. Hafif, yavaş ses. * Sesi galiz, kalın ve korkunç olan. |
| PESTBAHT: | f. Talihsiz. Bahtı fenâ olan. |
| PESTÎ: | f. Alçaklık, âdilik, zillet. |
| PESTPAYE: | (C.: Pestpayegân) Payesi, derecesi aşağı olan, âdi. Alçak. Bayağı. Pespaye. |
| PESTPERDE: | f. Alçak ve hafif sesle. |
| PESTSADA: | f. Hafif ses. |
| PES Ü PİŞ: | Arka ve ön. |
| VAPESÎN: | (Va-pesin) f. En gerideki, en sondaki. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| PES-İ DİVÂR : | Duvarın arkası. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |