Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| PEZİR: | f. Kabul eden, olan, olabilen. "Söz dinleyici, emir tutan" mânasında birleşik kelimeler yapılır. |
| PEZİRA: | f. Kabul eden. |
| PEZİRAY-HİTAM: | Sona eren, biten, hitam bulan. |
| PEZİRE: | f. Karşılama, karşılayış. |
| PEZİRİŞ: | f. Kabul edilmiş. Kabul ediş. |
| PEZİR (-): | f. Kabul eden, olan, olabilen. "Söz dinleyici, emir tutan" mânasında birleşik kelimeler yapılır. |
| İçerisinde 'PEZİR' geçenler | |
| DEVA NA-PEZİR: | Devâsı bulunmaz hastalık. |
| FENAPEZÎR: | f. Fena bulan, yok olan. Fenayâb da aynı mânada kullanılır. |
| HALELPEZÎR: | f. Bozulan, Halel bulan. Eksik. Fesad kabul eden. Bozuk. |
| HİTAMPEZİR: | f. Biten, hitâm bulun, sona eren, nihayet eren. |
| HUSUL-PEZİR: | Hâsıl olmuş, meydana gelmiş. |
| İFAKAT-PEZİR: | f. İyileşmesi mümkün, iyileşebilir. |
| İLAC NÂ-PEZİR: | f. Tedavisi mümkün olmayan, ilâç kabul etmeyen. * İmkânsız, çaresiz. |
| İLAC-PEZİR: | f. Çaresi bulunabilen. * Tedavi edilebilen, ilâç kabul eden. |
| İLTİYAM-PEZİR: | f. İyi olabilir, kapanabilir yara. |
| İLTİYAM-NÂPEZİR: | f. İyi olmaz, kapanmaz yara. |
| İNHİLAL-PEZİR: | f. İnhilali mümkün olan. Dağılabilen. Çözülebilen. Eriyebilen. |
| İNTİHA-PEZİR: | f. Sona eren, nihâyet bulan. |
| İTTİFAKPEZİR: | f. İttifak ve ittihad kabul eden. |
| ISLAHPEZİR: | Islah edilebilir olan. Düzeltme ve tâmir kabul eden, ıslaha kabiliyeti olan. |
| JENG-PEZİR: | Paslı, küflü, kirli. |
| NA-PEZİR: | f. Olmaz, olamaz, kabul etmez. |
| NASİHAT-NÂPEZİR: | f. Nasihat dinlemez, öğüt tutmaz. |
| NASİHATPEZİR: | f. Nasihat tutar, öğüt tutar, öğüt dinler. |
| NETİCEPEZİR: | f. Son bulmuş, neticelenmiş. |
| NİHAYET-PEZİR: | Son bulan. Nihâyet bulur olan. |
| NÜZHET-PEZİR: | f. Safa ve neşe bulmuş olan. |
| PEZİRA: | f. Kabul eden. |
| PEZİRAY-HİTAM: | Sona eren, biten, hitam bulan. |
| PEZİRE: | f. Karşılama, karşılayış. |
| PEZİRİŞ: | f. Kabul edilmiş. Kabul ediş. |
| PEZİR (-): | f. Kabul eden, olan, olabilen. * "Söz dinleyici, emir tutan" mânasında birleşik kelimeler yapılır. |
| SURETPEZİR: | f. Meydana çıkan, hâsıl olan, şekillenen. |
| ŞEREF-PEZİR: | f. Şeref ve itibar bulan. |
| ŞİFANAPEZİR: | (Şifâ-nâpezir) f. Tedavi edilmez, şifa bulmaz, tedavi olmaz. |
| ŞİFAPEZİR: | f. İyileşebilir, şifa bulabilir, geçebilir. |
| TESELLİ-PEZİR: | f. Avutulabilir, avundurulabilir. |
| ZEVALNÂPEZİR: | f. Geçici ve muvakkat olmayan. Zeval bulmayan. Sona ermeyen. |
| ZEVALPEZİR: | f. Geçici olan. Muvakkat. Sona eren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| PEZİRA : | f. Kabul eden. |
| PEÇE : | (C.: Peçegân) İnsan veya hayvan yavrusu. * Oğlan, çocuk. * Sarmaşık bitkisi. |