Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RÜBA: | f. Kapan, çalan, alan (mânâsına birleşik kelimeler yapılır). Meselâ: Dil-rüba $ : Gönül kapan, gönül alan. İz'an-rüba $ : Aklı alan, hayret veren. |
| RÜBA: | (C.: Ravâbi) Tepe, yüksek yer. |
| RÜBAÎ: | Dörtlük olan. Dörtle ilgili. Edb: Dört mısralık belli vezinlerle yazılmış manzume. Aynı esasta 24 şekilli vezinle yazılan 4 mısralık şiir. Gr: Mastarını meydana getiren dört harften hepsi de aslî olan kelimeler. |
| İçerisinde 'RÜBA' geçenler | |
| AHEN-RÜBÂ: | f. Demiri kapan, mıknatıs. |
| ARÂM-RÜBA: | f. Sıkıntı veren, istirahatı bozan, rahatı kaçıran. |
| CANRÜBA: | f. Gönül alan, gönül kapan dilber. |
| DİL-RÜBA: | f. Gönül alan, gönül kapan. |
| HUŞRÜBA: | f. Akıl kapan, aklı baştan alan. |
| İZ'AN-RÜBA: | f. Anlayışı şaşırtan. Aklı oynatan. Çok hayret ve taaccüb veren. Aklı alan. |
| İZ'AN-RÜBA-İ KÂİNAT: | Kâinatın aklı alan vechesi, herkese hayret ve şaşkınlık veren yüzü. |
| KEHRÜBA: | f. Saman kapan. * Bir yere hızlıca sürüldüğü zaman, hafif şeyleri kendine çeken bergâmi taş. (Türkçede tahrif edilerek "Kehribâr" denilir.) |
| KEHRÜBAÎ: | Kehribar gibi, cezbedici, elektrikli olan. |
| NAZAR-RÜBÂ: | f. Göz çeken. |
| NEŞVERÜBA: | f. Neş'e verici. |
| NEŞVERÜBA: | f. Neş'e verici. |
| RÜBAÎ: | Dörtlük olan. Dörtle ilgili. * Edb: Dört mısralık belli vezinlerle yazılmış manzume. Aynı esasta 24 şekilli vezinle yazılan 4 mısralık şiir. * Gr: Mastarını meydana getiren dört harften hepsi de aslî olan kelimeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RÜBAÎ : | Dörtlük olan. Dörtle ilgili. * Edb: Dört mısralık belli vezinlerle yazılmış manzume. Aynı esasta 24 şekilli vezinle yazılan 4 mısralık şiir. * Gr: Mastarını meydana getiren dört harften hepsi de aslî olan kelimeler. |
| RÜAVİ : | Köy yakınında ve halk yöresinde güdülen deve. |