Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
RİZE: f. Döküntü, kırıntı. Ufak parça.
RİZEÇİN: f. Kırıntı ve döküntü toplayan.
RİZEHÂR: f. Kırıntı ve döküntü yiyen.
RİZEHOR: f. Kırıntı, döküntü yiyen.
RİZE RİZE: f. Parça parça, ufak ufak.
İçerisinde 'RİZE' geçenler
ARİZE: Sâbit olmak. * Kuvvetli ve muhkem olmak. Bahil olmak.
CÜMLE-İ MU'TERİZE: Cümlenin mânasını açıklamak için parantez içine yazılan cümle.
ELMAS-RİZE: Elmas kırıntısı, döküntüsü.
GARÎZE: Asıl. Yaratılıştan olan. Sevk-i İlâhi. Huy.
GÜRİZENDE: (C: Gürizendegân) f. Kaçan, kaçıcı.
HAZEF-RÎZE: f. Çanak çömlek parçası.
MU'TERİZE: Parantez. Kavseyn denilen ( ) işâretinin adı.
PERİZE: f. Ateşte pişirilen ekmek. * Kırmızı altun.
RİZEÇİN: f. Kırıntı ve döküntü toplayan.
RİZEHÂR: f. Kırıntı ve döküntü yiyen.
RİZEHOR: f. Kırıntı, döküntü yiyen.
RİZE RİZE: f. Parça parça, ufak ufak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
RİZEÇİN : f. Kırıntı ve döküntü toplayan.
RİZ : f. Döken, saçan, akıtan.
RİA : (Râî. C.) Çobanlar.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...