Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
RAHE: Avuç içi, el ayası.
İçerisinde 'RAHE' geçenler
BÎ-RÂHE: f. Çıkmaz sokak. Sapa yer, yolu bulunmayan yer.
FERAHE: Zeyreklik. Çok akıllılık. Davarın gayretli olması.
FERAHEM: f. Toplu, devşirli. * Birikme, yığılma, toplanma.
FERAHET: f. şan ve şeref.
İKRAHEN: İstemiyerek, tiksinerek. Zorlanarak.
İRAHE: (Rahat. dan) Rahatlandırma, rahat ettirme.
KERAHE: (Kerâhiye) Meşakkat, zahmet, şiddet.
KERAHET: İğrenme, iğrençlik, mekruh oluş. İslâmiyetçe iyi sayılmayan şey. * İstenmiyerek, zorla. *Fık: Şer'an yapılmaması sevablı ve hayırlı olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması. (Bak: Mekruh)
KERAHETEN: Kerahet olarak, makbul olmayarak, istenmiyerek.
KERAHET VAKTİ: Güneşin doğuş, batış ve zeval vakti.
MAAL-KERAHE: Kerih, çirkin, kötü olmakla beraber. Kerahetle beraber. Mekruh olarak.
MÜRAHENE: (Rehn. den) Bahse girişme. * Rehine koyma.
PİRAHEN: (Pirehen) f. Gömlek. Kamis.
PİRAHEN-İ İSMET: Namus perdesi.
RAHİB-ÜR RÂHE: Cömert, eli geniş.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
RAH : f. Zan, sanma. Kaygı, keder.
RA : Kur'an alfabesinde onikinci harftir. Ebced hesabında 200 sayısına işaret eder. Bu harfe "Rı" denildiği gibi, "Ra-i mühmele" de denilir. Bazı tarih kayıtlarında" Rebi-ül Evvel" ayına işaret olarak geçer.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...