| Kelime | Anlam |
|---|
| RAMİ: | f. Çok itaatkâr olan. |
| RAMİ: | (Remy. den) Ok, mermi v.b. şeyler atan atıcı. |
| RAMİH: | Süngü batıran, mızrak saplayan. |
| RAMİK: | Miskle karıştırılan siyah bir madde. |
| RAMİLE: | Yelmek. Şam vilâyetine bağlı bir yerin adı. |
| RAMİS: | Toprağı her yöne sürüp savuran rüzgâr. |
| RAMİŞE: | İyilik, gökçelik, hasene. |
| RAMİŞGER: | f. Çalgıcı. Saz çalan. |
| İçerisinde 'RAMİ' geçenler |
|---|
| ÂRÂMÎ: | f. Dinlenme, rahat etme. |
| ÂRÂMİDE: | f. Rahat olan, dinlenen, sükûn halinde ve rahatta bulunan. |
| ÂRÂMİŞ: | f. Huzur, rahat. |
| BAYRAMİYYE: | Hacı Bayram-ı Veli tarafından 14. yüzyılın sonlarında Ankara'da kurulan bir tarikattır. |
| CERAMİKA: | Musul yakınında Acem asıllı bir kavmin adı. |
| DÜRAMİH: | Yürürken sallanan kişi. |
| ERAMİL(E): | (Ermele. C.) Bekârlar. Dul kadınlar. Kocaları ölmüş veya boşanmış kadınlar. |
| EYTAM VE ERÂMİL: | Yetimler ve dullar. |
| FERAMÎN: | (Fermân. C.) Buyruklar, fermanlar. |
| GİRAMÎ: | f. Muhterem, aziz, hürmete değer. * Ulu, büyük. |
| HARAMİ: | Katı-üt tarik, yol kesen. Haydut. |
| HARAMİLİK: | Tar: Akıncı kumandanının iştirak etmediği ufak kuvvetler tarafından düşman memleketlerine yapılan akınlar. Bu akınlara yüz ve daha fazla akıncı iştirak ederdi. Akıncı kuvvetleri yüzden az olduğu takdirde "çete" ismini alırlardı. Büyük akınlarda olduğu gibi haramilik suretiyle yapılan akınlarda da alınan esirlerden "pencik" denilen beştebir vergi alındığı halde, çeteden bu vergi alınmazdı. |
| HEM-ARAMİŞ: | f. Birlikte dinlenen, beraber istirahat eden. |
| HİRAMİS (HİRMİS): | İnsanın üstüne sıçrayıp hamle eden arslan ve kaplan eniği. |
| İKRAMİYE: | Hürmet ve mükâfat için verilen para veya hediye. * Memurlara maaş haricinde ve her sene belli bir zamanda verilen para. * Yapılan iyilik karşılığı olarak verilen hediye veya para. * Satıcı tarafından pazarlığın hâricinde olarak müşteriye yahut arada vasıta olana verilen şey. * Bazı teşekkül ve müesseselerin belirli zamanlarda, hisse sahiplerine kur'a çekerek dağıttıkları para. |
| KARAMİL: | Örülüp ucu sarkıtılan saç bağı. |
| MERAMİ: | (Mermi. C.) Mermi atma yeri. Mermiler. * Nişan okları. |
| MERAMİR: | Çok etli, şişman kişi. |
| RAMİH: | Süngü batıran, mızrak saplayan. |
| RAMİK: | Miskle karıştırılan siyah bir madde. |
| RAMİLE: | Yelmek. * Şam vilâyetine bağlı bir yerin adı. |
| RAMİS: | Toprağı her yöne sürüp savuran rüzgâr. |
| RAMİŞE: | İyilik, gökçelik, hasene. |
| RAMİŞGER: | f. Çalgıcı. Saz çalan. |
| TERAMİ: | Oklaşmak, karşılıklı olarak ok atışmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| RAMİH : | Süngü batıran, mızrak saplayan. |
| RAM : | f. İtaat eden, boyun eğen, itaatli, münkad. |
| RA : | Kur'an alfabesinde onikinci harftir. Ebced hesabında 200 sayısına işaret eder. Bu harfe "Rı" denildiği gibi, "Ra-i mühmele" de denilir. Bazı tarih kayıtlarında" Rebi-ül Evvel" ayına işaret olarak geçer. |