Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RASAD: | Gözetlemek, beklemek, pusuda olmak. |
| RASADGÂH: | f. Bekleme yeri, gözetleme yeri. Gözlemevi. |
| RASADHÂNE: | f. Havanın değişen şekillerini, sıcaklık ve soğukluğu tesbit etmek için veya yıldızların hareketlerini tesbit ve takib maksadiyle çalışılan yer. |
| İçerisinde 'RASAD' geçenler | |
| ÂLÂT-I RASADİYYE: | Meteoroloji ve astronomi araştırmalarında kullanılan âlet ve cihazlar. |
| MURASADE: | (Rasad. dan) Rasad etme, gözetleme. * Dikkatle bakma. |
| RASADGÂH: | f. Bekleme yeri, gözetleme yeri. Gözlemevi. |
| RASADHÂNE: | f. Havanın değişen şekillerini, sıcaklık ve soğukluğu tesbit etmek için veya yıldızların hareketlerini tesbit ve takib maksadiyle çalışılan yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RASADGÂH : | f. Bekleme yeri, gözetleme yeri. Gözlemevi. |
| RASAA : | (C.: Rusâ) Bal arısının yavrusu. |
| RAS' : | Yapışmak. |
| RA : | Kur'an alfabesinde onikinci harftir. Ebced hesabında 200 sayısına işaret eder. Bu harfe "Rı" denildiği gibi, "Ra-i mühmele" de denilir. Bazı tarih kayıtlarında" Rebi-ül Evvel" ayına işaret olarak geçer. |