Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RECA: | Emel, ümit, yalvarmak. Cânib, taraf. İstek, arzu, dilek. |
| RECA: | Kenar, yan. Taraf. |
| RECAC: | Her şeyin zayıfı. |
| RECAH: | (C: Rucah) Oturak yeri etli ve büyük olan kimse. |
| RECAİ: | Ricacı. Ricayla ilgili. Dua ve yalvarmağa, ümide dair. |
| RECALE: | Yayan yürümek. |
| RECAZE: | Mahfeden küçüktür ve deve arkasına vurup üzerine binerler. |
| İçerisinde 'RECA' geçenler | |
| A'LA-D DERECAT: | Derecelerin en alâsı, en yükseği. |
| ALE-D-DERECAT: | Derecelere göre, sırayla. |
| ÂLİ-D-DERECAT: | Derecelerin âlisi, iyi ve şereflisi.ALİF : Yem torbası. |
| ARECAN: | Aksak ve topal kişinin yürümesi. |
| DERECAT: | (Derece. C.) Dereceler, basamaklar, kademeler, yükseklikler, mertebeler. |
| DERECAT-I KURBİYE: | Yakınlık dereceleri. Allah'a manevi yakınlık mertebeleri. |
| DERECAT-I ŞEMSİYE: | Eski Kozmoğrafyaya göre; güneşi döndüğü farzedilen dâirenin on iki burca tekabül eden kısımları. |
| ERFA'-I DERECÂT: | Derecelerin en yükseği. |
| HAVF VE RECA: | Korku ve ümid. (Hem yaşama ümidi, hem de ölüm korkusu. Yahut, affedilmesi ümidi veya cehenneme gitmek korkusu.) (Bak: Celâl) |
| MEHRECAN: | Eylül ayının onaltıncı günü. |
| RAFİ-ÜD DERECAT: | Dereceleri yükselten. Allah. (C.C.) |
| RECAC: | Her şeyin zayıfı. |
| RECAH: | (C: Rucah) Oturak yeri etli ve büyük olan kimse. |
| RECAİ: | Ricacı. Ricayla ilgili. Dua ve yalvarmağa, ümide dair. |
| RECALE: | Yayan yürümek. |
| RECAZE: | Mahfeden küçüktür ve deve arkasına vurup üzerine binerler. |
| REFİ'-ÜD DERECÂT: | Derece ve itibarı yüksek olan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RECAC : | Her şeyin zayıfı. |
| REC' : | Geri döndürmek. * Döndürülmek. * Yağmur. * Menfaat, fayda. * Rücu' etmek veya ettirmek. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |