| Kelime | Anlam |
|---|
| RECC: | Deprendirmek. Sarsılmak. Gidip gelmek. |
| RECCA': | Hörgücü büyük dişi deve. |
| İçerisinde 'RECC' geçenler |
|---|
| MÜRECCA': | Tekrar avdet olunmuş, tekrar geri dönülmüş. |
| MÜRECCAH: | (Rüchân. dan) Daha ileride kabul edilen, üstün tutulan, tercih edilen. |
| MÜRECCAHİYET: | Üstünlük, müreccah oluş.(Bir tâne sıdk, bir harman yalanları yakar; bir tâne hakikat bir harman hayalâta müreccahtır. M.) |
| MÜRECCEB: | Kutlu, mübârek. |
| MÜRECCİH: | Tercih eden, üstün tutan, bir şeyi daha iyi ve mühim gören. * Tercih ettiren sebep. * Meyilli ve sakil, ağır şey. |
| MÜRECCİL: | Kazancı. |
| MÜRECCİM: | Sözü tam söyleyip yerli yerince edâ ve beyân eden. |
| MÜTERECCİ: | Yalvaran, ümid edip isteyen, rica eden. |
| MÜTERECCİLE: | Erkekleşmiş kadın. Erkekleri taklid eden kadın. |
| RECCA': | Hörgücü büyük dişi deve. |
| TERCİH BİLÂ MÜRECCİH: | Hiç bir üstünlük sebebi yok iken birbirine eşit iki şeyden birisini diğerine üstün tutmak. |
| TERECCİ: | (Recâ. dan) Rica etme, yalvarma. * Ümidetme, umma. |
| TERECCUH: | Üstün olmak. Bir tarafa meyletme. |
| TERECCUH BİLÂ MÜRECCİH: | Bir şeyin kendi zâtında diğer şeye karşı bir üstünlük vasfı olmadığı hâlde, hiç sebebsiz üstün bulunması ki; böyle bir hal imkânsızdır, muhaldir. |
| TERECCÜF: | Deprenmek, hareket etmek. |
| TERECCÜL: | Paklanmak, temizlenmek. * Süslenmek, ziynetlenmek. * Saç ve sakal taramak. * Yayan yürümek. * Kuyu içine girmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| RECCA' : | Hörgücü büyük dişi deve. |
| REC' : | Geri döndürmek. * Döndürülmek. * Yağmur. * Menfaat, fayda. * Rücu' etmek veya ettirmek. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |