Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| REDİ: | (Rediye) Fenâ, kötü, bayağı. |
| REDİF: | Arkadan gelen, birisinin ardından giden. Birbiri ardınca zuhur etmek. Terhis olup ihtiyata geçen asker. Edb: Beytin sonunda kafiyeden sonra tekrarlanan kelime. |
| REDİG: | Yere vurulmuş. Nâdan, ahmak. |
| REDİM: | Eski, köhne kaftan. |
| İçerisinde 'REDİ' geçenler | |
| HILT-I REDÎ: | Vücudun hastalanmasına sebebiyet veren madde. * Bir şeye karışmış olan şey. |
| REDİF: | Arkadan gelen, birisinin ardından giden. * Birbiri ardınca zuhur etmek. * Terhis olup ihtiyata geçen asker. * Edb: Beytin sonunda kafiyeden sonra tekrarlanan kelime. |
| REDİG: | Yere vurulmuş. * Nâdan, ahmak. |
| REDİM: | Eski, köhne kaftan. |
| TİREDİL: | f. Fena kalbli, kalbi kara. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| REDİF : | Arkadan gelen, birisinin ardından giden. * Birbiri ardınca zuhur etmek. * Terhis olup ihtiyata geçen asker. * Edb: Beytin sonunda kafiyeden sonra tekrarlanan kelime. |
| RED' : | Geri verme, reddetme. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |