Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
REDD: Geri döndürmek, kabul etmemek, çevirmek, def etmek.
Bir şeyin karşılığını icra etmek.
Sözü selâset ve talâkatla eda edemeyip harfleri geri çevirerek konuşmağa sebep olan dilin tutukluğuna denir.
Cerhetmek.
Kötü ve fena şey.
REDD-İ CEVAB: Suâlin cevabını vermek.
REDD-İ HÂKİM: Taraf tutan hâkimi kabul etmeyip reddetmek.
REDD-İ KELÂM: Söze itiraz etme, karşılık verme.
REDD-İ SELÂM: Selâm verenin selâmını almak.
REDDET: Güzellikler arasında nazara çarpan çirkinlik.
Bir defa reddediş.
REDDİYE: Bir mes'ele hakkında zıt karşılık. Cevap. Beğenilmeyen bir şeye cevap vermek.
İçerisinde 'REDD' geçenler
FAHREDDİN-İ RAZÎ: (Milâdi 1149-1209) Büyük bir müfessir-i Kur'andır. Fizik, matematik ve tıb hakkında eserleri de vardır.
MÜREDDED: Bir hususta hayran ve sergerdan olmuş, şaşırmış olan.
MÜREDDEDE: İhtimâller arasında bırakılan, tereddüt içinde bulunan.
MÜREDDEF: Edb: Redifli olan manzum söz. * Peşinden yürütülmüş.
MÜSTEREDD: (Redd. den) Geri alınmış.
MÜTEREDDİ: (Rediy ve Redeyan. dan) Soysuzlaşmış, soyca bozulmuş, alçalmış.
MÜTEREDDİD: Kararsız, teredüdde kalan, karar veremeyen, cesaretsiz. * Bir yere gidip gelen.
MÜTEREDDİDÂNE: f. Kararsızlıkla. Tereddüd ederek. * Bir yere gidip gelerek.
MÜTEREDDİDÎN: (Mütereddid. C.) Karar veremeyenler, tereddüt edenler, kararsız kişiler. * Bir yere gidip gelenler.
MÜTEREDDİYE: Dağdan veya yüksek bir yerden düşmüş hayvan.
NASREDDİN: (Nasr-üd din) Dine yardımı dokunan.
NASREDDİN HOCA: (Mi: 1208 -1284) Mizahlı, güldürücü sözleri ile meşhur bir zâttır. Akşehir, Sivrihisar Medreselerinde okumuş, Selçuklular zamanında yaşamıştır.
REDD-İ CEVAB: Suâlin cevabını vermek.
REDD-İ HÂKİM: Taraf tutan hâkimi kabul etmeyip reddetmek.
REDD-İ KELÂM: Söze itiraz etme, karşılık verme.
REDD-İ SELÂM: Selâm verenin selâmını almak.
REDDET: Güzellikler arasında nazara çarpan çirkinlik. * Bir defa reddediş.
REDDİYE: Bir mes'ele hakkında zıt karşılık. Cevap. Beğenilmeyen bir şeye cevap vermek.
TEREDDİ: Gerilemek. Soysuzlaşmak. Aşağı düşmek. * Şal ve örtü örtünmek.
TEREDDÜD: Kararsızlık. Bir mes'ele hakkında karar veremiyerek şüphede kalmak.
TEREDDÜDÂT: (Tereddüd. C.) Tereddüdler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
REDD-İ CEVAB : Suâlin cevabını vermek.
RED' : Geri verme, reddetme.
REALİST : Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...