Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| REHBER: | f. Yol gösteren, kılavuz. (Bak: Mürşid)(...Hem Rabb-ül-Âlemîn, meyve-i âlem olan insana âlemi içine alacak bir vüs'at-ı istidat verdiğinden ve bir ubudiyet-i külliyeye müheyya ettiğinden ve hissiyatça kesrete ve dünyaya mübtelâ olduğundan; bir rehber vasıtasiyle yüzlerini kesretten vahdete, fâniden bâkiye çevirmek istemesine mukabil; en âzami bir derecede, en eblâğ bir surette, Kur'an vasıtasiyle en ahsen bir tarzda rehberlik eden ve risaletin vazifesini en ekmel bir tarzda ifa eden yine bilbedahe O Zâttır... S.) |
| REHBERÎ: | Kılavuzluk, rehberlik. |
| İçerisinde 'REHBER' geçenler | |
| REHBERÎ: | Kılavuzluk, rehberlik. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| REHBERÎ : | Kılavuzluk, rehberlik. |
| REHBELE : | Yelmek. |
| REHB : | Korku. Havf. |
| REH : | f. Yol, kaide, tarz, usul. (Bak: Râh) |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |