| Kelime | Anlam |
|---|
| REKK: | İlzâm etmek, susturmak. Birbiri üstüne bırakmak. |
| İçerisinde 'REKK' geçenler |
|---|
| CEHL-İ MÜREKKEB: | Bilmemekle beraber, bilmediğini de bilmemek. |
| Fİ'L-İ MÜREKKEB: | Gr: Yardımcı bir fiille birleşerek tek kelime hükmüne geçen fiil. Birleşik fiil. (Vurabilmek, yazabilmek, okuyabilmek gibi.) |
| KIYAS-I MÜREKKEB: | Man: İkiden fazla mukaddemeden mürekkeb kıyas. |
| LAFZ-I MÜREKKEB: | Man: Mürekkeb lafız. Cüzlerden biri, mânâsının cüzlerinden birine delâlet eden lafız. |
| MÜREKKEB: | (Rükub. dan) Terkib edilmiş, bir kaç maddeden yapılmış. * Yazı yazmaya mahsus boya terkibi. * Karışmış, muhtelit. * Bitecek yer, münbit. * Asıl, esas. |
| MÜREKKEBÂT: | Mürekkepler. Bir kaç cisimden, elemandan yapılmış olan. |
| MÜREKKEZ: | (Rekz. den) Dikilmiş, rekzolunmuş. |
| MÜREKKİB: | (Rükub. dan) Terkib eden. Bir birleşiği meydana getiren. |
| MÜTEREKKİB: | (Rükub. dan) Birleşmiş, terekküb etmiş. |
| MÜTEREKKİN: | Mânen kuvvet bulan. * Erkândan olan. |
| SADÂ-YI MÜREKKEB: | Sesin bir çok defalar tekrarı. |
| SEBK-İ MÜREKKEB: | Edb: Hem kısa, hem uzun ifâde tarzı. |
| TEREKKÜB: | Birleşmek. Karışmak. İmtizac etmek. * Bir şeyin birkaç parçadan meydana gelmesi. |
| TEREKKÜN: | (Rükn. den) Rükünleşme, erkân sırasına geçme, erkândan olma. * Mânen kuvvet bulma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| REKABET : | Kıskanmak. * Hıfzetmek. * Gözetmek. * Terakkub üzere olmak, başkalarından ileri geçmeğe çalışmak, benzerleriyle üstünlük yarışına çıkmak. * Kendi işini yürütmeğe çalışmak. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |