Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
REMİ: (C.: Ermiye) Yağmuru iri olan ve yere şiddetle inen bulut.
REMİDE: f. Ürkmüş, korkmuş, çekingen.
REMİM: f. Kemiğin çürümesi. Çürük.
REMİYYE: Bir nesne ile atılmış olan av.
İçerisinde 'REMİ' geçenler
AREMİDE: f. İstirahat eden, dinlenen. Rahat kişi.
EKREM-ÜL EKREMÎN: Ekremlerin en ekremi. Cenab-ı Hak (C.C.)
EKREMİYYET: Ekremlik, ekrem olma hâli.
ENKAZ-I REMİME: Kazaya uğramış ve esaslı tarafları tahrib olmuş gemi veya tekne enkazı.
HURREMÎ: f. Mesruriyet, sevinç, sürurlu ve sevinçli olma.
İZAM-I REMİME: Çürümüş kemikler.
MAHREMİYYET: Gizlilik. Mahrem olma hali.
NA-MAHREMİYET: f. Namahremlik.
REMİDE: f. Ürkmüş, korkmuş, çekingen.
REMİM: f. Kemiğin çürümesi. Çürük.
REMİYYE: Bir nesne ile atılmış olan av.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
REMİDE : f. Ürkmüş, korkmuş, çekingen.
REM : f. Titreme. * Ürkme. * Sürü.
REALİST : Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...