Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
REMA: Bir yerde ikamet eylemek.
Ziyade olmak.
Riba, faiz.
Bir haberi zan ile anlayıp idrak etmek.
REMAD: Kül. (Bak: Ramad)
REMADET: İnsan veya hayvan kırımı.
REMAK: Bedende ruhun bakiyyesi.
Koyun sürüsü.
REMAN: (Remen) f. Sürü.
Ürken, ürkücü.
REMAS: Göz pınarında toplanan çapak.
REMAZ: Güneşin harâretinin çoğalması.
REMAZE: Oturak yeri.
Zina eden kadın.
İçerisinde 'REMA' geçenler
ASREMAN: Gece, gündüz.
DEREMAN: Kişinin adımlarının birbirine yakın olması. (O kimseye "dârim" derler).
EKREMANE: Ekremce, ekrem olana yakışacak şekilde. Çok elaçıklığıyle, cömertlikle.
GUREMA: (Gerim C.) Düşmanlar, adüvler, hasımlar, rakibler. * Alacaklılar.
KERREMALLAHU-VECHEHU: Allah vechini mükerrem kılsın, meâlinde dua olup Hz. Ali (R.A.) hiç putlara secde ve ibadet etmediği ve çocukluktan beri Allah'a secde ettiğinden, onun ismi anıldığında hürmeten söylenir. (Bak: Aliyy-ül Murtaza)
KÜREMA: (Kerim. C.) Kerimler.
MAHREMAN: (Mahrem. C.) Sırlar. Gizli şeyler. Esrar. * Sırdaşlar.
MAHREMANE: f. Gizli ve saklı olarak. Mahrem bir tarzda.
MUHARREMÂT: Haramlar. Haram edilen şeyler. Dinimizce helâl olmayan şeyler.
REMAD: Kül. (Bak: Ramad)
REMADET: İnsan veya hayvan kırımı.
REMAK: Bedende ruhun bakiyyesi. * Koyun sürüsü.
REMAN: (Remen) f. Sürü. * Ürken, ürkücü.
REMAS: Göz pınarında toplanan çapak.
REMAZ: Güneşin harâretinin çoğalması.
REMAZE: Oturak yeri. * Zina eden kadın.
SEDD-İ REMAK: Ölmeyecek kadar yeyip içmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
REMAD : Kül. (Bak: Ramad)
REM : f. Titreme. * Ürkme. * Sürü.
REALİST : Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...