Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RENC: | f. Sıkıntı, zahmet, eziyet. Ağrı, sızı. Öfke, gazab, hışım. |
| RENC-BER: | f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. Çiftçi. |
| RENCİDE: | f. İncinmiş, kırılmış. |
| RENCİDEGÎ: | f. İncinip hatırı kırılmış olma. Dertlilik, kederlilik. |
| RENCİDEHÂTIR: | f. Gücenmiş, hatırı kırılmış. |
| RENCİŞ: | f. Sızlanış, inciniş, eziyet ve sıkıntı veriş. Keder. |
| RENCUR: | f. İncinmiş. Sıkıntılı, rahatsız, dertli, hasta. |
| RENCURÎ: | f. Dertlilik, rahatsızlık, hastalık. İncinmiş olma. |
| İçerisinde 'RENC' geçenler | |
| ARENC: | f. Dirsek. * Gidiş, tarz, usül, metod. |
| BERENCEN: | f. Kadın bileziği. |
| DÂ-ÜL-EFRENC: | Frengi hastalığı. |
| DEST-RENC: | f. El emeği. El ile yapılan iş. * Ücret, kazanç, kâr. |
| EBRENCEN: | f. Bilezik. Kadınların kollarına taktıkları altından mâmul zinet eşyası. |
| EFRENC: | (Fr: Franc. dan) Bu kelime, Ortaçağda teşekkül ederek, o sıralarda Frankların ve bilhassa Charlemagne'in hükmü altında bulunanlara ve zamanla genişleyerek bütün Avrupalılara denmiştir. Frenk. Avrupalı ve hasseten Fransız. |
| EFRENCÎ (EFRENCİYYE): | Frenklere yani Avrupalılara mahsus ve aid. * Frengi hastalığıyla alâkalı ve münasebetdar. |
| EMRAZ-I EFRENCİYE: | Frengi hastalıkları, efrenci marazları. |
| EVRENCEN: | f. Kadın bileziği. |
| HABRENCE: | Güzel yemek. * Yumuşak. |
| KADEMRENCE: | f. Lütfen kabul, tenezzül. |
| NARENC: | f. Portakal. * Turunç. |
| NARENCÎ: | Turunç renginde. |
| NARENCİYE: | Turunçgiller. (Mandalina, portakal, limon gibi meyveler.) |
| NEYRENC: | (C.: Neyrencât) Tılsım. |
| NEYRENCÂT: | (Neyrenc. C.) Tılsımlar. |
| NİRENC: | (C.: Nirencât) Düzen, hile. * Resim, taslak. |
| PA-RENC: | f. Ayak teri. Ücret. |
| RENC-BER: | f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. * Çiftçi. |
| RENCİDE: | f. İncinmiş, kırılmış. |
| RENCİDEGÎ: | f. İncinip hatırı kırılmış olma. * Dertlilik, kederlilik. |
| RENCİDEHÂTIR: | f. Gücenmiş, hatırı kırılmış. |
| RENCİŞ: | f. Sızlanış, inciniş, eziyet ve sıkıntı veriş. Keder. |
| RENCUR: | f. İncinmiş. Sıkıntılı, rahatsız, dertli, hasta. |
| RENCURÎ: | f. Dertlilik, rahatsızlık, hastalık. İncinmiş olma. |
| SENE-İ EFRENCİYE: | Efrenci (Frenkler, Avrupalılar) takvimine göre yılbaşı Ocak'tan başlayan milâdi sene. |
| SERENCAM: | f. Başa gelen, baştan geçen ibretli hadise. * Bir işin sonu. * Vak'a. |
| SURENCAN: | Şekil ve kabuğu kestaneye benzeyen bir ot kökü. |
| ŞATRENC: | Satranç oyunu. |
| ŞATRENC: | Satranç oyunu. |
| TAİFE-İ EFRENC: | Frenk, Avrupalı, Fransız. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RENC-BER : | f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. * Çiftçi. |
| RENA : | Nazar olunan, bakılan. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |