Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RESİS: | Yaralı, mecruh. Köhne, eski. Eskimiş, yıpranmış. |
| RESİS: | Sâbit, devamlı. Bakıyye, artık. Akıllı, zeki kimse. Sahih olmayan haber. Aşk-ı muhabbetin ibtidası. Hastalık başlangıcı. |
| İçerisinde 'RESİS' geçenler | |
| İçerisinde 'RESİS' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RESİBE : | (C.: Rasibât) Dizlerde ve mafsallarda olan hastalık. |
| RES : | f. (Residen: Erişmek mastarının emir köküdür.) "Ulaşan, erişen, yetişen" mânasına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |