| Kelime | Anlam |
|---|
| RETT: | şerif, seyyid. |
| İçerisinde 'RETT' geçenler |
|---|
| ERETT: | Peltek adam, kekeme kimse. |
| MÜRETTEB: | Tertib edilmiş, dizilmiş, yerli yerine konulmuş, sıralanmış. * Kasden uydurulmuş. * Tayin edilmiş. Bir şey, bir yer için ayrılmış. * Sonradan kurulmuş. |
| MÜRETTEBAT: | Tertib edilmiş olanlar. * Bir iş için hazırlanmış kimseler. * Gemide çalışan şahıslar. |
| MÜRETTIB: | Rutubet veren. |
| MÜRETTİB: | (Retb. den) Tertib eden, nizâma, sıraya koyan. * Matbaada harfleri ve yazıyı yerine dizen. |
| MÜRETTİBHANE: | Matbaalarda yazıların dizilip sahife şeklinde tertib edildiği yer. |
| MÜRETTİBÎN: | (Mürettib. C.) (Retb. den) Mürettibler. Tertib edenler, nizama koyanlar. |
| MÜRETTİL: | Kur'ân-ı Kerimi ağır ağır ve tecvid kaidelerine göre okuyan. |
| MÜTERETTİB: | Terettüb eden. Sıralanmış, sıra ve tertibe girmiş. * Meydana gelen, icab eden. * Dolayı. |
| SEHV-İ MÜRETTİB: | Mürettibin matbaada yaptığı yanlışlık. |
| TERETTÜB: | Sıralanmak. * Gerekmek. Lâzım gelmek. Netice olarak çıkmak. * Bir yerde aslâ kımıldamak, bir vecih üzere sâbit ve pâyidar olup durmak. * Zuhura gelmek. * Muayen sebeblerin, muayyen ve mukannen olan neticeler vermesi. |
| TERETTÜL: | Zâhir olmak, görünmek. |
| TERETTÜM: | Bir şeyi unutturmamak için parmağa iplik bağlama. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| RET' : | (Rita' - Rütu') Yemek, içmek. Bolluk içinde dilediğini yiyip içmek. * Oynamak. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |