Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| REVAN: | f. Giden, akıcı. Derhal. Ruh, can. Nefs-i nâtıka. Edb: Su gibi akıp giden güzel söz. |
| REVAN-I TABİAT: | Âlemin canlılığı, akıcılığı, hareketli oluşu. |
| REVAN-BAHŞ(A): | f. Canlandırıcı, can bağışlayıcı. |
| REVANE: | f. Yürüyen, giden. |
| REVANİ: | f. Değerli, rağbetli revaçlı. Tepside pişirilen irmik veya undan bir tatlı çeşidi. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| İçerisinde 'REVAN' geçenler | |
| AB-I REVAN: | Akar su. * Kalpteki ferahlık. |
| MEZREVAN: | Dizin aşağısındaki kaba etlerin etrafı. |
| REVAN-I TABİAT: | Âlemin canlılığı, akıcılığı, hareketli oluşu. |
| REVAN-BAHŞ(A): | f. Canlandırıcı, can bağışlayıcı. |
| REVANE: | f. Yürüyen, giden. |
| REVANİ: | f. Değerli, rağbetli revaçlı. * Tepside pişirilen irmik veya undan bir tatlı çeşidi. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| RUH-U REVAN: | Ruhun zuhuru. Ruhun ferahlığı. Ruhun akışı. |
| REVANİ-FÜRUŞ: | f. Revanici. Revani satan. |
| SA'RAN (SA'REVÂN): | Koyunun memesinin etrafında olan ve memeye benzeyen sivilceler. |
| TAHT-I REVAN: | Dört kişi veya iki katırla taşınan nakil vasıtası. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| REVAN-I TABİAT : | Âlemin canlılığı, akıcılığı, hareketli oluşu. |
| REVA : | f. Lâyık, uygun. Meydana gelmek. * Gidici. |
| REV : | f. (Reften mastarının emir kökü) "Giden, yürüyen" mânasında olup birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Piş-rev $ : Önde giden. |
| REALİST : | Fr. Fls: Hakikatçı. Nefs-ül emre uygun düşünen. Realizm taraftarı. |