Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| RIKA: | Üzerine yazı yazılan deri veya kağıt parçaları. Kısa mektublar. Yamalar. İstidalar. Müzekkereler. Dilekçeler. |
| RIKA: | Darbolunmuş dirhem. |
| RIKAK: | Yer yarığı. |
| RİKAB: | (Rakabe. C.) Boyunduruk altında olanlar. Kullar, köleler. Boyun, ense kökü. |
| RİKÂB: | Özengi. Büyük bir kimsenin huzuru, önü, makamı. |
| RİKÂBDAR: | Padişahların atla bir yere gidişleri sırasında özengiyi tutmak suretiyle ata binip inmelerine yardım eden kişi. |
| RİKÂBÎ: | Binici, binen. |
| RİKASE: | Davar bağlanan yer. |
| RİKAZ: | Yer altında bulunan madenler. Câhiliyet zamanından kalmış gömülü mal. |
| İçerisinde 'RIKA' geçenler | |
| ALÂMET-İ FÂRİKA: | Ayırıcı işaret. Damga. |
| BÂRİKA: | (C: Berâik) Üzerine biraz yağ dökülmüş olan süt. * (C.: Bevârık) Parıltı. Parıldayan. |
| BÂRİKA-İ HAKİKAT: | Hakikatın parıltısı ve parlaklığı. Hakikat nuru. |
| BÂRİKA-ÂSÂ: | şimşek gibi. |
| BARİKAT: | Fr. Bir yolu kapamak üzere, ele geçirilen her türlü eşyadan faydalanılarak meydana getirilen engel. |
| BATARİKA: | (Batrik. C.) Patrikler. |
| ENTRİKA: | İtl. Hile, gizli tedbir ve dolap. |
| ETRİKA: | (Tarik. C.) Tarikler, yollar, caddeler. * Sebepler, vesileler, vasıtalar. * Maişeti te'min etmek için tutulan meslekler, geçinmek için yapılan işler. |
| FABRİKA: | Sanayi mâmüllerinin büyük ölçüde imal edildiği yer. |
| FERÎKA: | Koyun sürüsü. * Böy dedikleri ot. |
| FERÎKAYN: | İki mukabil taraf, iki askeri fırka. |
| GİRAN-RİKAB: | f. Ciddi ve vakur kimse. * Harpte düşmana saldıran, azimli kişi. |
| HÂRİKA: | İmkânların üstünde olan şey, hayret uyandıran, hayranlık vren. Büyük ve görülmedik eser. Görülmedik derecede kıymetli. |
| HÂRİKA: | Ateş, nâr, od. |
| HÂRİKA-İ SEVDÂ: | Aşk ateşi. |
| HARÎKA: | Acı, sızı. * Bulâmaç. Yulaf lâpası. |
| HÂRİKA-PİŞE: | f. Hârikalı. Hârika işler yapan. |
| HÂRİKAT: | (Hârika. C.) Şaşılacak şeyler, hârikalar. İnsanda hayret uyandıran şeyler. |
| HÂRİKAVÎ: | Harika cinsinden, harika gibi. |
| HASSA-İ FARİKA: | Ayırıcı özellik. Vasf-ı fârık. Bir şeyi diğerinden ayıran hususiyet. |
| KARİKATÜR: | Bir insanın veya bir şeyin gülünç bir tarzda yapılan resmi. * Kaba, âdi ve mizahi resim. |
| LEMEAT-I MÜTEFERRİKA: | Muhtelif, parça parça olan parlayışlar. |
| MÜDRİKAT: | (Müdrik. C.) Akıllılar. İdrak sahipleri. |
| MÜTEFERRİKA: | Çeşitli işler gören. * Padişahın, vezirlerin veya sadrazamın emirlerini götüren kimse. * Muhtelif masraflar ve bunlara karşı verilen para, ücret. |
| PÂ-BE-RİKÂB: | Hareket etmek üzere olan. |
| PADERİKAL: | (Pâ-der-ikal) f. Ayağı köstekli, ayağı bağlı, hareketsiz. |
| RİKAB: | (Rakabe. C.) Boyunduruk altında olanlar. Kullar, köleler. * Boyun, ense kökü. |
| RİKÂB: | Özengi. * Büyük bir kimsenin huzuru, önü, makamı. |
| RİKÂBDAR: | Padişahların atla bir yere gidişleri sırasında özengiyi tutmak suretiyle ata binip inmelerine yardım eden kişi. |
| RİKÂBÎ: | Binici, binen. |
| RİKASE: | Davar bağlanan yer. |
| RİKAZ: | Yer altında bulunan madenler. * Câhiliyet zamanından kalmış gömülü mal. |
| SERİKA: | Çalınmış. Çalınmış şey. |
| TAHRİKAT: | Ayaklandırmalar, kışkırtmalar. Hareket ettirmeler. |
| TARİKAT: | Yol, manevî yol. * Usûl, tarz. Hal ü şan. (Bak: Müteşeyyih, Seyr-i âfâkî, Tasavvuf) |
| TEBRİKÂT: | (Tebrik. C.) Tebrikler. Tebrik etmeler. |
| TEFRİKA: | Nifak. Ayrılık. Bozuşma. * Bir gazete veya dergide parça parça, bir önceki yazının devamı olarak çıkan uzun yazı. * Fırka fırka olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| RİKAB : | (Rakabe. C.) Boyunduruk altında olanlar. Kullar, köleler. * Boyun, ense kökü. |
| RİK : | Salya. Ağız suyu. |
| RİA : | (Râî. C.) Çobanlar. |