Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SÜFYAN-I SEVRÎ: | (Hi: 91-161) Büyük âlim ve müçtehidlerdendir. Kûfe'de doğmuştur. |
| İçerisinde 'SÜFYAN-I SEVRÎ' geçenler | |
| İçerisinde 'SÜFYAN-I SEVRÎ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SÜFYAN-I SEVRÎ : | (Hi: 91-161) Büyük âlim ve müçtehidlerdendir. Kûfe'de doğmuştur. |
| SÜFYAN : | Âhir zamanda geleceği ve ümmetin karanlık günler yaşamasına vesile olacağı sahih hadislerle bildirilen dehşetli dinsiz ve münâfık bir şahıs. (Bak: Deccal)(Rivâyetler, deccalın dehşetli fitnesi, İslâmlarda olacağını gösterir ki, bütün ümmet istiâze etmiş. $ Bunun bir te'vil şudur ki: İslâmların deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tahkik, İmam-ı Ali'nin (R.A.) dediği gibi, demişler ki: Onların deccalı Süfyan'dır, İslâmlar içinde çıkacak aldatmakla iş görecek. Kâfirlerin büyük deccalı ayrıdır. Yoksa, büyük deccalın cebr ve ceberut-u mutlakına karşı itaat etmeyen şehid olur ve istemeyerek itaat eden kâfir olmaz. Belki günahkâr da olmaz. ş.) |
| SÜF'A : | Kırmızılığa yakın olan siyahlık. |
| SÜAC : | Koyun avazı, koyun sesi. |