Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SİNA: | Musâ Peygamberin (A.S.) Allah (C.C.) kelâmına nâil olduğu, Süveyş ile Akabe Körfezi arasındaki bir yer ve bir dağ ismi. Cebel-i Musa veya Tur-u Sinâ da denir. İbn-i Sinâ'nın ceddinin ismi. (Bak: İbn-i Sinâ) |
| SİNA': | Deve ayağına bağladıkları ip. |
| SİNA: | İki kere iâde olunan nesne. |
| SİNAD: | Muhkem, dayanıklı, kuvvetli dişi deve. Yüce. Yüce yer, yüksek yer. |
| SİNAN: | (C.: Esinne) Mızrak, süngü. |
| SİNAN-İ ÜMMİ: | (Vefatı: Hi: 1075) Halveti Tarikatı Yiğitbaşı kolu ileri gelenlerinden olup Kutb-ül Meâni adında Türkçe mensur bir eseri ile matbu ve müretteb bir divanı vardır. Muhammed Sinan-ı Ümmi, Konya vilâyeti dahilinde Elmalı'dan olup orada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh) (Osmanlı Müellifleri sh: 187) |
| SİNAYE: | Yünden ve kıldan yapılan ip. |
| İçerisinde 'SİNA' geçenler | |
| ALLÜSİNASYON: | Fr. (Bak: Hallüsinasyon) |
| HALİD BİN SİNAN: | Benî Abes kabilesinin Bin-Bagis'ten ehl-i tevhid bir zat olup; Hz. Peygamber Efendimiz, bu zat hakkında: "O bir nebi idi, fakat onun kavmi onu zâyi etti" buyurmuşlardır. Kendisi Peygamberimizin zamanına yetişememiş ise de kızı Nezd, Hz. Peygamberimize geldiğinde, o sırada Peygamberimizin $ âyetini okuduğunu işitince: "Bunu, babam da okurdu" demiş olduğu rivâyet edilir. |
| HALLÜSİNASYON: | Lât. Tıb: Hakikatte olmayan bir şeyi varmış gibi görme ve işitme. |
| İBN-İ SİNA: | (Hi: 370-428) Buhara'lı olup zamanının en büyük âlimi, doktor ve filozofudur. Avrupa'da, Avicenna diye tanınmıştır. |
| İNSİNA: | Bükülme, burkulma, burulma. |
| İNSİNA-YI KADEM: | Ayağın burkulması. |
| MÜSTAHSİNÂNE: | f. Beğenerek, beğenmek suretiyle, beğenircesine. |
| SİNA': | Deve ayağına bağladıkları ip. |
| SİNAD: | Muhkem, dayanıklı, kuvvetli dişi deve. * Yüce. * Yüce yer, yüksek yer. |
| SİNAN: | (C.: Esinne) Mızrak, süngü. |
| SİNAN-İ ÜMMİ: | (Vefatı: Hi: 1075) Halveti Tarikatı Yiğitbaşı kolu ileri gelenlerinden olup Kutb-ül Meâni adında Türkçe mensur bir eseri ile matbu ve müretteb bir divanı vardır. Muhammed Sinan-ı Ümmi, Konya vilâyeti dahilinde Elmalı'dan olup orada dâr-ı bekaya hicret etmiştir. (R. Aleyh) (Osmanlı Müellifleri sh: 187) |
| SİNAYE: | Yünden ve kıldan yapılan ip. |
| SÜNAT (SİNÂT): | (C.: Sünut Esnât) Sakalı olmyaan veya bir maktar çenesinde olup başka yerinde olmayan köse kimse. |
| TAHSİNAT: | Alkışlamalar. Güzelleştirmeler. Beğenmeler.(Bilbedahe şöyle tahsinat ve tezyinat, onların Sâniinde gayet şiddetli bir irâde-i tahsin ve kasd-ı tezyin var olduğunu gösterir. Ve irade-i tahsin ve tezyin ise bizzarure o Sâni'de san'atına karşı kuvvetli bir rağbet ve kudsi bir muhabbet olduğunu gösterir. Ve masnuât içinde en câmi' ve letaif-i san'atı birden kendinde gösteren ve bilen ve bildiren ve kendini sevdiren ve başka masnuattaki güzellikleri mâşâallâh deyip istihsan eden bilbedahe o san'atperver ve san'atını çok seven Sâni'in nazarında en ziyade mahbub, O olacaktır. S.) |
| TARSİNÂT: | (Tarsin. C.) Sağlamlaştırmalar. |
| TUR-U SİNA: | (Bak: Sina) |
| ÜMMİ SİNAN: | (Vefatı Hi: 958, Mi: 1551) Halvetî Tarikatı, Sinaniye kolunun piridir. Bursa'lı olduğu nakledilir. Karaman'lı olduğu hakkında da rivayet vardır. Risale-i Şerife-i İstanbulî Ümmi Sinan adında bir eseri vardır. (R. Aleyh.) (Osmanlı Müellifleri sh: 214) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SİNA' : | Deve ayağına bağladıkları ip. |
| SÎN : | Çin. * Kirli olan ve kokan deve yünü. |
| Sİ : | f. Otuz. |