Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SİRE: (C.: Sıyer) Koyun ağılı.
SİRET: Bir kimsenin içi, hâli, hareketi, ahlâkı.
İnsanın tutmuş olduğu mânevi yol.
SİRET-İ HASENE: Güzel ve iyi ahlâk.
SİRET-ÜN NEBİ: Siyer-i Nebi veya Siret-i Nebi de denir. (Bak: İlm-i hadis, Siyer-i Nebi)
İçerisinde 'SİRE' geçenler
ADEM-İ BASİRET: Basiretsizlik, görüşsüzlük.
ASİRE: Üzerine bir yıl geçtiği hâlde hâmile olmayan dişi deve.
ASİRE: (C.: Asirât) Hayvanın ayağının arasına takılan köstek.
ASÎRE: Cibre, posa.
BASİRET: Hakikatı kalbiyle hissedip anlama. Kalbde eşyanın hakikatlarını bilen kuvve-i kudsiyye. Ferâset. İm'ân-ı dikkat. * İbret alınacak hidâyet sebepleri. Beyyine. Hüccet. * Bir evin iki tarafının arası. * Yer üstündeki kan. (Bak: Süveydâ-i kalb)
BASİRET-İ KALB: Gönül uyanıklığı. Kalb basireti.
BASİRET-KÂR: f. Basiretli, ferâsetli, önceden gören.
BASİRET-KÂRÎ: Basiretlilik, önceden görmeklik.
EDVİYE-İ MÜESSİRE: Te'sirli ilaçlar.
EKASİRE: (Kisrâ. C.) Kisralar, şahlar. Eski Acem padişahları.
ENVA'-I KESİRE: Çok çeşitler, çok neviler.
ESİRE: Seçkin, güzide. * İlim bakiyyesi.
EYADİ-İ KESİRE: Çok eller. Çok sebebler.
GASÎRE: Cemaat, topluluk.
HANASİRE: Hıyânet ehli, hâinler.
HÂSİREN: Ziyana uğrayarak, zarar gördüğü halde.
İHTİMALAT-I KESİRE: Pek çok ihtimaller.
KASİRE: Evinde hapsedilip dışarı çıkartılmayan kadın.
KAYASİRE: (Kayser. C.) Kayserler. Eski Bizans ve Roma İmparatorlarının lâkapları.
MESİRE: Seyredilecek, gezilecek yer. Tenezzüh ve gezme yeri. * Seyir.
MESİREGÂH: f. Seyir yeri. Seyrangâh.
MEŞAGİL-İ KESÎRE: Aşırı meşguliyetler.
MÜNKESİREN: Kırgınlıkla. * Kırık olarak. Münkesir tarzda.
MÜSİRE: Çift öküzü.
NESİRE: Kuyu toprağı.
SEMASİRE: (Simsar. C.) Simsarlar, komisyoncular, tellâllar.
SİRET: Bir kimsenin içi, hâli, hareketi, ahlâkı. * İnsanın tutmuş olduğu mânevi yol.
SİRET-İ HASENE: Güzel ve iyi ahlâk.
SİRET-ÜN NEBİ: Siyer-i Nebi veya Siret-i Nebi de denir. (Bak: İlm-i hadis, Siyer-i Nebi)
TEFSİRE: Hastaların bevlini koyacak şişe. Sidik kabı.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SİRET : Bir kimsenin içi, hâli, hareketi, ahlâkı. * İnsanın tutmuş olduğu mânevi yol.
SİR : f. Tok, kanmış, doymuş. * Sarımsak.
Sİ : f. Otuz.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...