Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SİYY: Arz-ı Arabdan bir yer.
Çöl, sahra.
Benzer, misil.
SİYYAN: (Siyy. C.) Birbirine denk ve eşit. Müsavi.
SİYYANEN: Birbirine denk ve eşit olarak. Müsavi bir tarzda.
SİYYE: Yay başı.
İçerisinde 'SİYY' geçenler
ABESİYYUN: Kâinatın ve hâdiselerin başı boş, faydasız ve gayesiz, kendi kendine, Haliksız olduğuna inanmak isteyen bâtıl yoldaki felsefeciler. Zamanımızda Ekzistansializm "Varoluşculuk" adı altında yeniden ortaya çıkan bir varlık ve hayat felsefesidir. İki kola ayrılmıştır. Bunlardan uluhiyeti inkâr edenler, hayatın, varlığın ve insanın var oluşunu abes ve gayesiz sayan ehl-i dalâlet fırkalarından biridir. Hristiyanlık dünyasında bunlara karşı çıkan ikinci kısım ise: Allah'a inanılmazsa herşeyin abes olacağını, bu sebeple Allah'a inanmanın zaruriliğini müdafaa etmektedirler.(Kâinatı abes ve gayesiz itikat eden felâsife-i abesiyyun gibi kendilerini başıboş, hikmetsiz, gayesiz, vazifesiz, Haliksız mı zannediyorlar? Acaba gözleri kör olmuş, görmüyorlar mı ki, kâinat baştan aşağıya kadar hikmetlerle müzeyyen ve gayelerle müsmirdir. Ve mevcudat, zerrelerden güneşlere kadar vazifelerle muvazzaftır. Ve evamir-i İlahiyyeye müsahharlardır.S.)
ADEM-İ ABESİYYET: Abes olmayış. Faydasız ve boş olmamak.
CÜLUSİYYE: Taht'a çıkan hükümdarlar veya padişâhlar için yazılmış yazı veya söylenmiş şiir. * Hükümdarın tahta çıktığı ilk gün verdiği bahşiş.
DÜBSİYY: Kumruya benzer bir kuş.
EKSİYYE: f. Boza.
ESASİYYE: Asılla temelle alâkalı. Esasa ait ve müteallik.
FARİSİYYAT: Fars edebiyatı, İranlıların edebiyatı.
FÜRSİYYAT: Fars dili ve edebiyatı bilgisi.
GAVSİYYET: Evliyaullahın başı olmak. Velâyet mertebelerinden yüksek bir makam sahibi olmak. (Bak: Aktab)
HADSİYYAT: Mümkün olan şeyler. Olması ihtimali olan nesneler. Mümkinat.
HÂLİSİYYET: Doğruluk, hâlislik, hilesizlik.
HAMASİYYAT: Kahramanlık destanları.
HASİYY: Hayası çıkarılmış, hadım edilmiş, burulmuş (insan veya hayvan).
HASİYYET: (Hassiyet) Hususi fayda, kuvvet ve menfaat, tesir, keyfiyet.
HAYAT-I HUSUSİYYE: Hususi hayat, özel hayat. Şahsa ait hayat.
HUKUK-U SİYÂSİYYE: Siyasi haklar. Memleket idâresini ve halkın hakkını tanıyan hükümlerin tamamı.
HULUSİYYET: Hâlislik. Samimi dostluk.
İHSASİYYE: Tecrübeden ve hissedilenden gayrısını kabul etmeyen. Hissiyyun ve maddiyyun fırkasından olanlar. İmansızlık. Dinsizlik.
İHTİSASİYYUN: İhtisas sâhibi kimseler, mütehassıslar.
KASİYY (KISİYY): Soğuk gece. * Kas adı verilen mahâlde yapılan ibrişimli bir elbise.
KASİYY: Uzak, baid. Irak.
KIYASİYYAT: (Kıyâsi. C.) Benzetme veya tatbik ile olanlar. * Umumi kurallara uygun olanlar.
KÜTÜB-Ü SİTTE-İ HADİSİYYE: Hadise dair altı Kitab. Bu eserler en çok tetkik edilmiş, en sahih, en doğru ve mu'teber hadis kitablarıdır.1- Sahih-i Buhâri. Müellifi: Hâfız Ebu Abdullah Muhammed İbn-i Câfii-i Buharî'dir. Sahih hadisleri tesbit için İslâm ilim merkezlerini dolaşmış, hadis âlimlerinden istifade etmiştir. Cumhurun telâkkisine göre Kur'an-ı Kerim'den sonra en sahih kitab ve ilim menbaıdır. Hicri 256'da vefat etmiş olup bu mezkur kitabında 7395 adet hadis nakletmiştir.2- Sahih-i Müslim. Müellifi: İmam-ı Müslim bin El-Haccac. (Hi: 204-261) Kitab-üs-sahihini yüzbin hadisten seçmiş ve onbeş senede vücuda getirmiştir. Mezkûr eserinde 2775 hadis nakletmiştir.3- İbn-u Mâce (Sünen-i İbn-i Mâce). Müellifi: Ebu Abdullah Muhammed Yezidi Kazvinî'dir. Vefatı: Hicri 273 senesidir.4- Ebu Dâvud (Sünen-i Ebu Dâvud 4800 hadisi muhtevidir) Müellifi : Ebu Davud Süleyman Es-Sicistânî'dir. Hicri 275'e kadar yaşamıştır. Câmi-üs-Sünen isimli kitabı meşhurdur. 500 bin hadis hıfzetmiştir. İslâm hukukçuları arasında çok mühim yeri vardır.5- Tirmizî: (Sünen-i Tirmizî). Müellifi: Hâfız Ebu İsa et-Tirmizî olup, hicri 275 de vefat etmiştir.6- Nesaî: (Sünen-i Nesaî) Müctebâ da denir. Müellifi Hâfız Ebu Nesaî olup Hicri 303 tarihine kadar yaşamıştır.Buharî ile Müslim Hadis Kitablarına: "Sahihân"; diğer dört Hadis kitabına da: "Sünen" tabir edilir.
KÜVSİYY: Küçük yürügen at.
LASİYYEMA: Bâhusus. Hususan. Buna gelince. Herşeyden ziyade. Ençok.
LEVSİYYÂT: Kirli ve pis şeyler.
LÜSUSİYYET: Hırsızlık yapma, sirkat.
MAANÎ-İ KUDSİYYE: Kudsi mânâlar.
MA'SİYYET: İtaatsizlik, günah, isyan.(Mâsiyetin mâhiyetinde, bilhassa devam ederse, küfür tohumu vardır. Çünki, o mâsiyete devam eden ülfet peyda eder. Sonra ona âşık ve mübtelâ olur. Terkine imkân bulamıyacak dereceye gelir. Sonra o mâsiyetinin ikaba mucib olmadığını temenniye başlar. Bu hal böylece devam ettikçe küfür tohumu yeşillenmeye başlar. En nihâyet, gerek ikabı ve gerek dâr-ül-ikabı inkâra sebeb olur.Ve keza, mâsiyete terettüp eden hacâletten dolayı, o mâsiyetin mâsiyet olmadığını iddia etmekle o mâsiyete muttali olan melekleri bile inkâr eder. Hattâ şiddet-i hacâletten yevm-i hesabın gelmiyeceğini temenni eder.Şayet yevm-i hesabı nefyeden ednâ bir vehmi bulursa, o vehmi kocaman bir bürhan addeder. En nihayet nedâmet edip terketmiyenlerin kalbi küsufa tutulur, mahvolur gider. El-iyazü Billâh! M.N.)
MENSİYY: Unutma yeri. * Hiç bahsedilmeyen terkedilmiş nesne.
MIKNATISİYYET: Mıknatıs kuvveti ve hassası.
NAMUSİYYE: Yatan kimselerin başkaları tarafından görülmemeleri için, yatağın etrafına çekilen perde.
NASİYY: Yaş ot.
NASİYYE: Nass oluş. Kat'ilik, şüphesizlik, kesinlik. (Bak: Nass)
NESYEN MENSİYYEN: Tamamıyla unutulmuş, tamamen hatırdan çıkmış.
RESİYY: Hayır veya şerde musırrâne direnen. * Çatıyı ayakta tutan direk.
SİYASİYYUN: Politikacılar, siyasetçiler. Devlet idaresine çalışanlar.
SİYYAN: (Siyy. C.) Birbirine denk ve eşit. Müsavi.
SİYYANEN: Birbirine denk ve eşit olarak. Müsavi bir tarzda.
SİYYE: Yay başı.
ŞAHSİYYAT: Kişinin şahsına, kendine ait sözler. * Birinin kendine ait münasebetsiz sözleri.
TAHLİSİYYE: Can kurtaran.
VASİYY: Yetim gibi güçsüzlerin işleri kendine vazife olarak verilen kimse.
ZAMAİR-İ ŞAHSİYYE: Şahıs zamirleri. " Ben, sen, o" gibi isim yerine geçen kelimeler. (Bak: Şahıs zamiri)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SİYYAN : (Siyy. C.) Birbirine denk ve eşit. Müsavi.
SİYA' : Samanlı balçık.
Sİ : f. Otuz.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...