Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SA': Çiy, rutubet, şebnem.
Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
SA': 1040 dirhemlik hububat ölçeği. Kile.
SA': Vakitler, saatler, zamanlar.
SA'B(E): (C.: Sıâb) (Suubet. den) Zor, güç, çetin.
Zorlu, güçlü kuvvetli.
SA'BER: Sedir gibi bir ağaç.
SA'CEZ: Dökmek.
SA'D: Uğur, uğur getiren şey, iyilik, mübareklik, kuvvetlilik.
Kutlu, uğurlu.
SA'D: Mihnet, meşakkat, zahmet.
SA'DANE: (C.: Sâdân) Develerin yediği dikenli ot.
Devenin göğsü.
Tırnak dibinin siniri.
Terâzi kefesinin iplerinin altındaki düğme.
Kadın memesinin etrafı.
SA'D BİN EBİ VAKKAS (R. A.): Aşere-i Mübeşşere'den ve ilk İslâm olanların yedincisidir. Peygamberimiz (A.S.M.) ile beraber bütün gazalarda bulundu. Müslüman olduğunda 17 yaşlarında idi. Hz. Ömer zamanında İran'a gönderilen ordunun başkumandanı oldu. Medayin şehrinin fethinde ve Kadsiye meydan muharebesinde muvaffak oldu. Kufe şehrinin kurulmasına vesile oldu. Kufe ve Irak vâliliklerinde bulundu. Vefatı 55 Hicri yılındadır.
SA'DE: Dişi eşek.
Süngü ağacı.
SA'DE: (C.: Siad) Yumuşak hurma.
SA'DEDDİN-İ TAFTAZANÎ: (Hicr: 722-792) Horasan taraflarında Teftazan'da doğdu. İslâmiyete kıymetli eserleriyle hizmet eden büyük âlimlerdendir. Asıl ismi Ömer oğlu Mes'ud'dur.
SA'D-I TAFTAZANÎ: (M. 1322-1389) Horasan'da doğmuş büyük bir İlm-i Kelâm âlimidir. En meşhur eseri, "Makasıd" adlı kelâm kitabıdır. (Bak: Sa'deddin-i Taftazanî)
SA'DÎ: (M. 1193-1291) Şiraz'da doğmuş büyük bir İran şâiridir. Gülistan ve Divan'ında bol bol temsilî hikâyeler kullanmıştır. (Bak: Sa'di-i Şirazî)
Saadete, uğura mensub.
SA'Dİ-İ ŞİRAZÎ: (Hicrî: 587-691) Şiraz'da doğdu. 30 yıl ilme, 30 yıl seyahate, 30 yıl da inzivada ibadetle çalıştı. En meşhur eserleri Bostan ve Gülistan adındaki ahlâkî ve imanî kitaplarıdır.
SA'F: Bir şarap cinsi.
SA'FE: Çocuğun başında çıkan çıban.
Kel.
SA'K(A): Ansızın düşmek.
Çağırmak.
Helâk olmak.
SA'KA: Bayılma. Baygınlık.
SA'KA-İ ŞEDİDE: Şiddetli baygınlık.
SA'L: Başı küçük olan kimse.
Başı küçük deve kuşu.
Tüyü gitmiş eşek.
SA'LA: Küçük başlı kadın.SA'LA : Zâid dişli kadın. (Müz: Es'al)
SA'LE: Eğri hurma ağacı.
Küçük başlı dişi devekuşu.
SA'LEB(E): (C.: Seâlib) Tilki.
Süngü demirinin ağaç geçirecek yeri.
SA'M: Soymak.
SA'NEB: Başı küçük olan kimse. Küçük başlı kişi.
SA'NET: Et yağı.
Yağ.
SA'NİYE: Takkenin tepesi.
SA'R: Katil zehiri.
Kısa boylu adam.
Küçük hıyar.
Yaban soğanının kökü.
SA'R: Ateşin alevlenmesi.
SA'RAN (SA'REVÂN): Koyunun memesinin etrafında olan ve memeye benzeyen sivilceler.
SA'SA: Dağılmış develer.
SA'SA: İnci, sedef.
SA'SAA: Keçiyi sağmak için çağırmak.
SA'SAA: Perakende etmek, dağıtmak.
SA'SAE: Köpek eniğinin gözü açılmadan gözünü depretip bakmak istemesi.
SA'SEA: Âciz olmak.
Sözünde kasır olmak.
SA'TER: Güvey otu.
Kekik otu.
SA'TERÎ: şen ve keyifli kimse.
Kekik otu ile alâkalı.
Soytarı.
SA'V: Duymak. İşitmek.
Zayıf adam.
Serçeden küçük bir kuş.
SA'VAT: (Sa've. C.) Kuyruk sallıyan kuşlar.
SA'VE: (C.: Sa'vât) Kuyruk sallıyan kuş.
SA'Y: Çalışma, Çalışıp çabalama. Gayret sarfetme. Bir maksadın meydana gelmesi için elden geleni yapma.
Hızlı yürüme.
Cür'et etme.
Ziyaret etme.
Gammazlık yapma.
Ist: Hac veya Umre'de Safâ ile Merve arasında usulüne göre yedi defa gelip gitmektir. (Bak: Himmet)
SA'Y-İ BELİĞ: Emek harcayarak gereği gibi çalışma.
SA'Y-İ DİMAĞÎ: Kafa çalışması, fikrî çalışma.
İçerisinde 'SA'' geçenler
İçerisinde 'SA'' geçen ifade bulamadık
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...