Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SAİKA: Yıldırım. Ölüm, mevt.
Nüzul ateşi.
Semadan gelen şiddetli ses.
Mühlik ve azab.
Bulutları sevke vazifeli melek.
SAİKA-VARİ: f. Yıldırım gibi. Şiddetli korkutarak.
SAİKA-ZEDE: f. Yıldırım çarpmış.
SAİKA: Sürükleyen, sevkeden, götüren hal, sebep.
İçerisinde 'SAİKA' geçenler
ÂVÂZ-I RA'D U SÂİKA: Gök gürlemesinin ve yıldırımın âvâzı, sesi.
SAİKA-VARİ: f. Yıldırım gibi. Şiddetli korkutarak.
SAİKA-ZEDE: f. Yıldırım çarpmış.
SİPER-İ SÂİKA: Yıldırımdan korunmak için gemilerle, minarelere ve büyük binalara konan âlet. Paratoner.Gemilerde direklerin şapkalarına konulur ve üzerlerine, bir ucu denize kadar sarkıtılmış bakır tel bağlanır. Direkleriyle teknesi ağaç olmayan gemilerde tel yoktur. Telin gördüğü nakil hizmetini geminin demir kısmı yapar. Minarelerle büyük binaların en yüksek noktalarına konularak sarkıtılan bakır tel, toprağa gömülüdür.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SAİKA-VARİ : f. Yıldırım gibi. Şiddetli korkutarak.
SAİK : (Bak: Saak)
SAİ : Çalışan. * Devletçe posta idaresinin kurulmasından evvel mektup ve emanet götürüp getiren kimseler. * Bir yere vâli olan. * Cemaat başı. * Yan yan giden. * Hızlı yürüyen. * Koğuculuk yapan.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...