Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SAFİ: Katışıksız. Temiz, süzülmüş ve temiz.
Bozuk olmayan. Hâlis.
SAFİF: Kuru ot.
SAFİH: Gökyüzü, semâ.
Yassı veya düz olan şey.
SAFİH: Men eden, engel olan.
SAFİHA: (C.: Safayih) Yüzün derisi.
Kapı tahtası.
Kâğıdın bir tarafı.
Yassı ve düz nesne.
Enli kılıç. (Bu mânâya C: Sıfâh)
SAFİL: Sefil olan, düşük ahlâklı ve karaktersiz.
SAFİL: Tortu.
SAFİL: Alçak yer.
SAFİLE: Dip, alt taraf. Bir şeyin aşağısı.
SAFİLÎN: Alçaklar, aşağılar, sefiller. Allah'tan (C.C.) uzak olanlar.
Aşağı taraflar.
SAFİLİYYET: Alçaklık, aşağılık.
SAFİN: (C.: Sâfinât) Cins at.
Üç ayağı üstünde durup dördüncü ayağının tırnağını yerde dikip duran at.
SAFİNE: (C.: Sevâfin) Yel, rüzgâr, riyh.
SAFİR: (Sefir) Sefere çıkan.
Elçi.
Kâtib.
SAFİR: Islık veya kuş sesi.
İnce ve güzel ses
Tecvidde: Harfin ıslık sesine benzemesidir. Bu vasıfta olan harfler: Ze, sin, sâd.
SAFİYE: Temiz, katışıksız, bozuk olmayan.
İçinde yapmacık ve uydurma bir şey, fazladan kelime ve kafiye bulunmayan söz.
SAFİYE: (C.: Sevâfi) Toz.
Rüzgâr, yel.
SAFİYET: Saflık, hâlislik, temizlik.
SAFİYULLAH: Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismidir. Bütün mahlukatta efdal ve Cenab-ı Hakk'ın ihsanı ile onlardan seçilip çıkarılmış tertemiz mânâsına Safiyullâh denilmiştir. Hz. Adem'in de (A.S.) bir ismidir.
SAFİYY: Temiz, pak. Hâlis, saf, katıksız.
SAFİYY-ÜD DİN: Dini temiz. Dini pak.
SAFİYY-ÜL KALB: Kalbi temiz.
İçerisinde 'SAFİ' geçenler
ASAFİR: (Usfur. C.) Serçe kuşları.
BÂB-I ÂSAFÎ: Tar: Sadrazam konağı.
ESAFİL: (Esfel. C.) Esfeller. Sefâlet çekenler. Pek adi ve bayağı kimseler. Çok alçak olanlar.
ESFEL-İ SÂFİLÎN: Sefillerin en sefili. Cehennem'in en aşağı tabakasındakiler.
ESFEL-İ SÂFİLÎN-İ HISSET: Alçaklığın en aşağı derecesi.
FESAFİS: Kesmez kılıç.
FÜSAFİS: Keneye benzer murdar kokulu bir böcek. * Tahta kurusu.
HÂSILAT-I SÂFİYE: Sâfi kazanç. Net kâr. Bütün masraflar çıktıktan sonra kazanç olarak geri kalan hâsılat.
MESAFİR: (Mesfer. C.) Bir şeyin görülen tarafları.
MİSAFİR: Seferde olan. (Bak: Müsafir-Mukim)
MUSAFİH: Musâfaha edenlerden veya el sıkışanlardan herbiri.
MÜSAFİR: Seferde ve muharebede olan. Yola çıkmış olan, yolcu. Yoldan gelen, başkasının evine gelmiş olan. * Fık: Onsekiz fersahtan uzak olan yerlere giden. (Bak: Mukim, Seferî)
MÜSAFİRHÂNE: f. Yolcu konağı, han, otel. * Misafir olarak geçen resmi kimselerin konaklıyacağı yer. * Mc: Dünya.
MÜSAFİRÎN: (Müsafir. C.) (Sefer. den) Misafirler, konuklar. Yolcular.
MÜSAFİRPERVER: f. Müsafire çok hürmet eden, müsafiri iyi ağırlayan, kıymet veren.
MÜTESAFİH: Musafaha eden. Dostluk ve selâm için elele veren.
SAF (SÂFİ): Katışıksız, berrâk, temiz. * Zeki olmayan, derin düşünmeyen, dikkatsiz.
SAFİF: Kuru ot.
SAFİH: Gökyüzü, semâ. * Yassı veya düz olan şey.
SAFİH: Men eden, engel olan.
SAFİHA: (C.: Safayih) Yüzün derisi. * Kapı tahtası. * Kâğıdın bir tarafı. * Yassı ve düz nesne. * Enli kılıç. (Bu mânâya C: Sıfâh)
SAFİL: Sefil olan, düşük ahlâklı ve karaktersiz.
SAFİL: Tortu.
SAFİL: Alçak yer.
SAFİLE: Dip, alt taraf. Bir şeyin aşağısı.
SAFİLÎN: Alçaklar, aşağılar, sefiller. Allah'tan (C.C.) uzak olanlar. * Aşağı taraflar.
SAFİLİYYET: Alçaklık, aşağılık.
SAFİN: (C.: Sâfinât) Cins at. * Üç ayağı üstünde durup dördüncü ayağının tırnağını yerde dikip duran at.
SAFİNE: (C.: Sevâfin) Yel, rüzgâr, riyh.
SAFİR: (Sefir) Sefere çıkan. * Elçi. * Kâtib.
SAFİR: Islık veya kuş sesi. * İnce ve güzel ses * Tecvidde: Harfin ıslık sesine benzemesidir. Bu vasıfta olan harfler: Ze, sin, sâd.
SAFİYE: Temiz, katışıksız, bozuk olmayan. * İçinde yapmacık ve uydurma bir şey, fazladan kelime ve kafiye bulunmayan söz.
SAFİYE: (C.: Sevâfi) Toz. * Rüzgâr, yel.
SAFİYET: Saflık, hâlislik, temizlik.
SAFİYULLAH: Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismidir. Bütün mahlukatta efdal ve Cenab-ı Hakk'ın ihsanı ile onlardan seçilip çıkarılmış tertemiz mânâsına Safiyullâh denilmiştir. Hz. Adem'in de (A.S.) bir ismidir.
SAFİYY: Temiz, pak. Hâlis, saf, katıksız.
SAFİYY-ÜD DİN: Dini temiz. Dini pak.
SAFİYY-ÜL KALB: Kalbi temiz.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SAFİF : Kuru ot.
SAF (SÂFİ) : Katışıksız, berrâk, temiz. * Zeki olmayan, derin düşünmeyen, dikkatsiz.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...