Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SAHİ: (Sehv. den) Hata işleyen.
SAHİ: Cömert, eli açık, herkese iyilik etmek isteyen.
SÂHİB: (Sohbet. den) Sohbet edilen kimse.
Bir şeyi koruyan ve ona mâlik olan.
Bir iş yapmış olan.
Bir vasfı olan.
SÂHİB-İ ARZ: Devleti temsil eden zât.
SÂHİB-İ HÂNE: Ev sâhibi. Sahib-ül beyt.
SÂHİB-İ HAYRÂT: Câmi, yol, çeşme vs. gibi hayırlı işler yapıp bırakmış kimse. Hayrat sâhibi.
SÂHİB-İ HURUC: f. İsyan edip ayaklanarak idareyi ele geçirmiş olan kimse.
Büyük kahraman.
Şarktan zuhuru beklenen mehdi.
SÂHİB-İ İMTİYAZ: İmtiyaz sahibi.
SÂHİB-İ KEMÂL: Kemal sahibi, olgun insan.
SÂHİB-İ NUN: (Sâhib-i Zünnun) Hz. Yunus Peygamber'in (A.S.) bir nâmı.
SÂHİB-İ TAHRİC: (Bak: Tahric)
SÂHİB-ÜL BEYT: Ev sâhibi.
SÂHİB-ÜL HUT: Peygamber Hazret-i Yunus'un (A.S.) bir nâmı. (Bak: Yunus)
SÂHİB-ÜL YED: Mal sahibi, malı elinde tutan kimse.
SÂHİB-ÜS SEYF: Kılınç sahibi. Maddeten kuvvetli olup, maddi cihad ile vazifeli olan.
SÂHİB-ÜT TÂC: Tâc, sâhibi, İncil'de mezkur Hz. Muhammed'in (A.S.M.) ismi.
SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid.
Mehdi-i zaman.
SÂHİBAT: (Sâhibe. C.) Kadın sâhibler.
SÂHİBE: (Müe.) Bir şeyin sahib ve mâliki olan kadın.
SÂHİBE-İ CEMÂL: Güzellik sahibi kadın. Güzelliği olan kadın.
SÂHİBE-İ HÂNE: Ev sahibi kadın.
SÂHİBET-ÜL BEYT: Ev sâhibesi.
Kadın ev sâhibi.
SAHİB-FIRAŞ: f. Hasta. Yatağa düşmüş.
SAHİB-HURUC: f. Ayaklanmış, isyân etmiş, âsi. Ayaklanıp isyân ederek idâreyi ele geçirmiş kimse.
SAHİB-KEMAL: f. Olgun, kemal sahibi.
SAHİB-KIRAN: f. Her zaman muvaffak olan ve üstünlük kazanan hükümdar.
SAHİB-NAZAR: f. Görüşü, tecrübesi ve düşüncesi kuvvetli olan.
SAHİBU BİL-CENB: Arkadaş. Refik.
SAHİB-VÜCUD: Sözü geçer, mevki sâhibi kimse.
SAHİB-ZUHUR: Baş kaldıran, isyan eden, ayaklanan. Başa geçen.
SAHİD: Uyanık.
SAHİF: (Sahâfet. den) Zayıf akıllı. Az fikirli kimse.
Gevşek dokunmuş. Boş.
SAHİFE: Sayfa, kitap sayfası.
Mc: Bir mâna ifade eden her hangi bir şeyin hâli.
SAHİFE-İ HÂLİYE: Boş sahife.
SAHİH: Fık: Rükünleri ve şartları tamam olan herhangi bir ibâdet ve muâmele.
Hâlis, kusursuz, şüphesiz.
Edb: Gerek söz bakımından ve gerek mânâca noksanları bulunmayan ifade.
Gr: Kelimenin kök harfleri (Huruf-u asliye) : 1- Hemzeden; 2- İki aynı harf yanyana geldiği zaman, yalnız biri yazılıp üzeri şeddelenmekten; 3- Harf-i illet "vay-ye" ve bunlardan dönen "elif"den sâlim bulunursa kelime sahih olur.
SAHİH-İ MÜSLİM: (Bak: Kütüb-ü sitte-i hadisiyye)
SAHİHAN: Doğru olarak, cidden, hakikaten, gerçekten.
SAHİHAN: Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'in birlikte adı.
SAHİK: Uzak.
Müretteb olan söz.
Hemen anlaşılmaz derece.
Çok karışık ve anlaşılmaz söz.
SAHİK: Ezip döğen.
SAHİL: Deniz, göl veya akarsu kenarı. Kıyı, yalı.
SAHİL: Kişneyen. Kişneyici.
SAHİL: At kişnemesi.
SAHİLHANE: f. Yalı evi.
SAHİLNİŞİN: f. Sâhilde oturan.
SAHİLRESİDE: f. Sâhile varmış, kıyıya ulaşmış.
SAHİLSARAY: Deniz kenarındaki kâşâne, büyük yalı.
SAHİME: Zayıf dişi deve.
SAHİMET: Kin, çekememezlik.
Hased.
SAHİN(E): (Suhunet. den) Sıcak, kızgın, ısınmış.
İçerisinde 'SAHİ' geçenler
ARÂZİ-İ MEVKUFE-İ SAHİHA: Huk: Arâzi-i memlükeden şartlarına uygun olarak vakfolunan yerler.
ASAHİB: (Ashab. C.) Sahibler, sahib olanlar. Ashablar.
CEDDE-İ SAHİHA: Babanın anası, babaanne.
CEM-İ SAHİH (SÂLİM): Gr: Bu cemi yapıldığı zaman müfredinin şekli bozulmaz. İki türlüdür. Cem-i müzekker, Cem-i müennes. * Mat: Toplama.
EHADİS-İ SAHİHA: (Bak: Hadis-i Sahih)
ESBAB-I SAHİHA: Doğru ve sahih sebepler.
FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSESİ: Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar.
FİRAŞ-I SAHİH: Fık: Nikâh ve mülk-i yemine müstenid bulunan istifraş. Mülk-i yemin, bir kimsenin temellükünde bulunan cariye demektir. Binaenaleyh bu iki şarta dayanan istifraştan, meydana gelecek çocuk, varis addolunur. Ancak, cariyeyi istifraşta husule gelen çocuğun kendisinden olduğunu müstefrişin söylemesi lâzım gelirdi. (O.T.D.S.)
FASL-I ZAMANIN SAHİFE-İ SELÂSE: Geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman. * Asr-ı saadetten evvelki devir, Asr-ı saadet ve ondan sonraki zamanlar.
HADÎS-İ SAHÎH: Hakkında şüphe edilemiyen ve doğru senetlere ve râvilere isnad edilerek müsbet olarak kat'i bilinen hadis-i nebevidir.
HALVET-İ SAHİHA: Karı-kocanın aralarında şer'î mâni bulunmaması halinde birleşmeleri.
İCARE-İ SAHİHA: İn'ikad ve sıhhat şartlarını tamamen câmi' olan icaredir ki, şuyu'ı asilden ve şartı mufsidden hâli olmak üzere malum bir menfaatı, malum bir bedel mukabilinde temlik etmekten ibarettir.
MESAHİF: Sahifeler. Kitap sahifeleri. * Kur'anlar. Mushaflar.
MUSAHÎ: Bir şeyin hâlisi. Seçilip ayrılmışı.
MUSAHİB: Beraber sohbet eden. Arkadaş. Arkadaşlık eden. Birlikte bulunan.
MUSAHİBE: Kadın musâhib. Kadın arkadaş.
MÜSAHİL: Müsâhele eden. İşi sıkı tutmayıp gevşeklik gösteren.
MÜSAHİM: Kur'a çeken, kur'a atan.
MÜTESAHİB: (C.: Mütesâhibin) Sahib çıkan, arka olan.
MÜTESAHİBÎN: (Mütesahıb. C.) Sahib çıkanlar, arka olanlar.
MÜTESAHİL: (C.: Mütesahilîn) Yumuşak davranan, iyi muâmelede bulunan.
MÜTESAHİLÎN: (Mütesahil. C.) Yumuşak davrananlar, sükunetli ve iyi muâmele edenler.
NAKL-İ SAHİH: Doğru, şüphesiz gelen haber nakli.
NİKÂH-I SAHİH: Sıhhat şartlarını cami' olan nikâh.
SÂHİB: (Sohbet. den) Sohbet edilen kimse. * Bir şeyi koruyan ve ona mâlik olan. * Bir iş yapmış olan. * Bir vasfı olan.
SÂHİB-İ ARZ: Devleti temsil eden zât.
SÂHİB-İ HÂNE: Ev sâhibi. Sahib-ül beyt.
SÂHİB-İ HAYRÂT: Câmi, yol, çeşme vs. gibi hayırlı işler yapıp bırakmış kimse. Hayrat sâhibi.
SÂHİB-İ HURUC: f. İsyan edip ayaklanarak idareyi ele geçirmiş olan kimse. * Büyük kahraman. * Şarktan zuhuru beklenen mehdi.
SÂHİB-İ İMTİYAZ: İmtiyaz sahibi.
SÂHİB-İ KEMÂL: Kemal sahibi, olgun insan.
SÂHİB-İ NUN: (Sâhib-i Zünnun) Hz. Yunus Peygamber'in (A.S.) bir nâmı.
SÂHİB-İ TAHRİC: (Bak: Tahric)
SÂHİB-ÜL BEYT: Ev sâhibi.
SÂHİB-ÜL HUT: Peygamber Hazret-i Yunus'un (A.S.) bir nâmı. (Bak: Yunus)
SÂHİB-ÜL YED: Mal sahibi, malı elinde tutan kimse.
SÂHİB-ÜS SEYF: Kılınç sahibi. Maddeten kuvvetli olup, maddi cihad ile vazifeli olan.
SÂHİB-ÜT TÂC: Tâc, sâhibi, İncil'de mezkur Hz. Muhammed'in (A.S.M.) ismi.
SÂHİB-ÜZ ZAMAN: Zamânın sahibi. Zamânında İnd-i İlâhide en makbul insan. Müceddid. *Mehdi-i zaman.
SÂHİBAT: (Sâhibe. C.) Kadın sâhibler.
SÂHİBE: (Müe.) Bir şeyin sahib ve mâliki olan kadın.
SÂHİBE-İ CEMÂL: Güzellik sahibi kadın. Güzelliği olan kadın.
SÂHİBE-İ HÂNE: Ev sahibi kadın.
SÂHİBET-ÜL BEYT: Ev sâhibesi. * Kadın ev sâhibi.
SAHİB-FIRAŞ: f. Hasta. Yatağa düşmüş.
SAHİB-HURUC: f. Ayaklanmış, isyân etmiş, âsi. Ayaklanıp isyân ederek idâreyi ele geçirmiş kimse.
SAHİB-KEMAL: f. Olgun, kemal sahibi.
SAHİB-KIRAN: f. Her zaman muvaffak olan ve üstünlük kazanan hükümdar.
SAHİB-NAZAR: f. Görüşü, tecrübesi ve düşüncesi kuvvetli olan.
SAHİBU BİL-CENB: Arkadaş. Refik.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SÂHİB : (Sohbet. den) Sohbet edilen kimse. * Bir şeyi koruyan ve ona mâlik olan. * Bir iş yapmış olan. * Bir vasfı olan.
SAHA' : (Bak: Sehâ)
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...