Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SAHIRE: | (C.: Savahır) Topraktan yapılmış bir kap. |
| SAHİRE: | Yer yüzü, arz. Kıyamet günü, Cenab-ı Hakk'ın haşir meydanı için tecrid edeceği Arz-ı Beyza. Aslâ insan ve hayvan ayak basmadık yer yüzü. Çöl. Cehennem. |
| SAHİRE: | Büyücü kadın. |
| SAHİRE: | İçine kızmış taş koyup kaynatılan ve üstüne yağ döküp içilen süt. |
| İçerisinde 'SAHIRE' geçenler | |
| İçerisinde 'SAHIRE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SAHİR : | (Seher. den) Uykusuz kalan. Uyuyamayan. |
| SAHİ : | (Sehv. den) Hata işleyen. |
| SAHA' : | (Bak: Sehâ) |
| SA' : | Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı. |