Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SAHRA: (C.: Sahârâ-Sahravât) Kır, ova, çöl.
Yazı.
Kızıl dişi eşek. (Müz-Eshar)
SAHRA-YI KEBİR: Büyük çöl. Cezayir, Tunus ve Libya'nın güneyinden Çat Çölü hizasına kadar uzanan Afrika'nın en büyük çölü.
SAHRA-NEVERD: f. Çölde dolaşan. Göçebe.
SAHRA-NİŞİN: f. Çölde oturan. Sahrada hayat geçiren.
SAHRAVAT: (Sahra. C.) Sahralar, çöller. Ovalar. Kırlar.
SAHRA-NİŞİN: f. Çölde oturan. Sahrada hayat geçiren.
İçerisinde 'SAHRA' geçenler
SAHRA-YI KEBİR: Büyük çöl. Cezayir, Tunus ve Libya'nın güneyinden Çat Çölü hizasına kadar uzanan Afrika'nın en büyük çölü.
SAHRA-NEVERD: f. Çölde dolaşan. Göçebe.
SAHRA-NİŞİN: f. Çölde oturan. Sahrada hayat geçiren.
SAHRAVAT: (Sahra. C.) Sahralar, çöller. Ovalar. Kırlar.
SAHRA-NİŞİN: f. Çölde oturan. Sahrada hayat geçiren.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SAHRA-YI KEBİR : Büyük çöl. Cezayir, Tunus ve Libya'nın güneyinden Çat Çölü hizasına kadar uzanan Afrika'nın en büyük çölü.
SAHR : (Sahar - Saharat - Suhur) Kaya. Büyük taş. * Maden kütlesi. * Hazret-i Süleyman (A.S)'in mühürünü çalan ifrit.
SAHA' : (Bak: Sehâ)
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...