| Kelime | Anlam |
|---|
| SAMİM: | İç, asıl, öz. |
| SAMİM-ÜL KALB: | Kalbin içi. |
| SAMİMÂNE: | f. Samimi olarak. İçten duyarak, riyasızlıkla. |
| SAMİMÎ: | İçten, gönülden, candan. İçli, dışlı. |
| SAMİMİYET: | İçten ve kalbden olan sevgi ve bağlılık.(Niyet-i hâlisenin dahi kerameti vardır. Samimiyetin dahi kerameti vardır. Bahusus lillâh için olan bir uhuvvet dairesindeki kardeşlerin içinde; ciddi, samimi tesanüdün çok kerametleri olabilir. Hatta şöyle bir cemaatın şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir. İnayata mazhar olur. M.) |
| İçerisinde 'SAMİM' geçenler |
|---|
| AN-SAMİM-İL KALB: | Derûn ve kalbden, riyâdan âri ve hâli olarak. Kalbin samimiyyeti ile. |
| AN-SAMİM-İL KALB: | Can ve yürekten, kalbden. |
| AN-SAMİMİN: | Kalbden. Riyasızlıkla. Samimiyetle. İçten. |
| SAMİM-ÜL KALB: | Kalbin içi. |
| SAMİMÂNE: | f. Samimi olarak. İçten duyarak, riyasızlıkla. |
| SAMİMÎ: | İçten, gönülden, candan. * İçli, dışlı. |
| SAMİMİYET: | İçten ve kalbden olan sevgi ve bağlılık.(Niyet-i hâlisenin dahi kerameti vardır. Samimiyetin dahi kerameti vardır. Bahusus lillâh için olan bir uhuvvet dairesindeki kardeşlerin içinde; ciddi, samimi tesanüdün çok kerametleri olabilir. Hatta şöyle bir cemaatın şahs-ı manevîsi bir veliyy-i kâmil hükmüne geçebilir. İnayata mazhar olur. M.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| SAMİM-ÜL KALB : | Kalbin içi. |
| SAMİ : | Yüksek, yüce, refi'. |
| SAM : | Ölüm, mevt. * Yer altındaki altın damarı. * Gök kuşağı. * Ateş. * Sersemlik hastalığı. * Hazret-i Nuh'un (A.S.) oğullarından birinin ismi. |
| SA' : | Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı. |