Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SAMM(E): Zehirleyen. Ağulu.
Sam Yeli denen öldürücü rüzgâr.
SAMM: Sağır olmak.
Şişenin ağzını tıkamak.
Katı, sağlam ve sert madde.
Vurmak.
SAMMA: Sesi çıkmayan, sessiz.
Sağır ve dilsiz.
Katı ve son kaya.
Sağlam ve sert yer.
Belâ.
Zahmet, meşakkat.
SAMME: (C.: Sevvâm) Zehirli hayvan.
İçerisinde 'SAMM' geçenler
ASAMM: Sağır. * Sert, katı. * Güç, tahammül edilmez. * Gr: Muzaaf olan fiil. (İkinci veya üçüncü harf-i aslisi şeddeli olan fiil)
ESAMM: (C.: Summun) Kulağı sağır olan. * Katı taş.
MESAMM: (Mesemm. C.) İnsan veya hayvan cildi üzerindeki teneffüse yarayan küçük delikler, gözenekler.
MESAMM-ÜL CİLD: Tıb: Cilt üzerindeki küçük delikler.
MESAMMÂT: (Mesâmm. C.) Mesammlar. Delikler, gözenekler.
MUSAMMAT: Edb: Beyitleri kafiyeli ve dört kısımdan ibaret olan manzume.
MUSAMMEM: (Samm. dan) Tasmim olunmuş. Kat'i olarak karar verilmiş. Kararlaşmış. Hakkında karar verilmiş olan.
MUSAMMET: (Sammet. den) Kof olmayan. İçi boş olmıyan şey. * Gr: Arap alfabesine "b, f, l, m, n, r" nin haricindeki bütün harfler.
MUSAMMİM: Azimli olan. Kararlı olan. Karar veren.
MÜTESAMMİM: Kasdedici, kasdeden. * Sağlamlaştıran, muhkem eden.
SAMM(E): Zehirleyen. Ağulu. * Sam Yeli denen öldürücü rüzgâr.
SAMMA: Sesi çıkmayan, sessiz. * Sağır ve dilsiz. * Katı ve son kaya. * Sağlam ve sert yer. * Belâ. * Zahmet, meşakkat.
SAMME: (C.: Sevvâm) Zehirli hayvan.
SUKUT-I MUSAMMEM: Düşmesi kararlaştırılmış. İktidardan düşürmek için hakkında karar alınmış.
TASAMM: Kendini sağır etmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SAMM(E) : Zehirleyen. Ağulu. * Sam Yeli denen öldürücü rüzgâr.
SAM : Ölüm, mevt. * Yer altındaki altın damarı. * Gök kuşağı. * Ateş. * Sersemlik hastalığı. * Hazret-i Nuh'un (A.S.) oğullarından birinin ismi.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...