Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SANİYE: Dakikanın altmışta birisi. Çok kısa bir zaman.
SANİYE: (C.: Sevâni) Su taşıyan deve. Su yükledikleri ve su çektirdikleri deve.
SANİYEN: İkinci olarak. İkinci derecede.
İçerisinde 'SANİYE' geçenler
CEMRE-İ SÂNİYE: İkinci cemre ki, suya düşer.
HEVESÂT-I NEFSÂNİYE: Nefsin hevesleri, arzuları ve kötü istekleri.
HUZUZÂT-I NEFSÂNİYE: Nefse hoş gelen şeyler.
İNSANİYE: İnsanlar, insan cinsi, beşeriyet.
İNSANİYET: İnsanlık, vicdanlılık. İnsana yakışır hâl ve durum.
İNSANİYET-İ KÜBRA: Büyük ve en makbul olan insânlık, yâni, İslâmiyet.(Ey Nefis! Hayr-ı mahz olan vücudu sana giydiren Hâlik-ı Zülcelâl, sana iştihalı bir mide verdiğinden Rezzak ismi ile bütün mat'umatı bir sofra-i nimet içinde senin önüne koymuştur. Sonra sana hassasiyetli bir hayat verdiğinden, o hayat dahi bir mide gibi rızık ister. Göz, kulak gibi bütün duyguların, eller gibidir ki, ruy-u zemin kadar geniş bir sofra-i ni'meti o ellerin önüne koymuştur. Sonra mânevi çok rızık ve ni'metler isteyen insâniyeti sana verdiğinden âlem-i mülk ve melekut gibi geniş bir sofra-i ni'met, o mide-i insâniyetin önüne ve aklın eli yetişecek nisbette sana açmıştır. Sonra nihâyetsiz ni'metleri isteyen ve hadsiz rahmetin meyveleri ile tegaddi eden ve insâniyet-i kübrâ olan İslâmiyeti ve imânı sana verdiğinden dâire-i mümkinat ile beraber Esmâ-i Hüsnâ ve sıfât-ı mukaddesenin dâiresine şâmil bir sofra-i ni'met ve saadet ve lezzet sana fethetmiş. Sonra imanın bir nuru olan muhabbeti sana vermekle gayr-ı mütenâhi bir sofra-i nimet ve saadet ve lezzet sana ihsan etmiştir. S.)
İNSANİYETKÂR: f. Vicdanlı ve iyi adam, insaniyetli.
İNSANİYETKÂRÎ: Vicdanlılık, insaniyetlilik.
İNSANİYETPERVER: İnsanlığı seven, iyi insan.
MAKASID-I İNSÂNİYET: İnsanlık maksadları. İnsanlığın gayeleri.
NEFSANİYET: Nefsini çok beğenmişlik. * Gizli düşmanlık, garez, kin.
NOKSANİYET: Eksiklik, noksanlık.
REK'AT-I SÂNİYE: İkinci rekât.
SANİYEN: İkinci olarak. İkinci derecede.
URUK-U İNSANİYETKÂRANE: f. İnsanlığa yakışır damar, kök veya huylar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SANİYEN : İkinci olarak. İkinci derecede.
SANİ' : (Sun'. dan) Sanatkârca yapan. Yaratan. San'at eseri olarak meydana getiren. İşleyen, yapan. (Allah)
SAN : f. "Benzer, andırır" mânâlarına gelerek birleşik kelimeler yapılır.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...