Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SARR: Sevindiren, sürura sebeb olan.
SARR: Kesenin ağzını bağlamak.
Hıfzetmek.
Cem'etmek, toplamak.
Yukarı kaldırmak.
Zammetmek, artırmak.
SARRAF: Sarfeden. Para işleri ile uğraşan.
Cevherci, kuyumcu. Cevherin kıymetini san'atı ile azaltan veya çoğaltan.
SARRAFÂN: (Sarraf. C.) Sarraflar.
SARRAM: Ham deri satıcısı.
SARRAR: Orak kuşu denilen ve yaz sıcaklarında öten bir hayvan.
SARRE: Kapı, kalem ve semer cızıldaması.
Çağırıp söylemek.
Sayha, yüksek ses.
İçerisinde 'SARR' geçenler
İSTİARE-İ MUSARRAHA: (Açık istiare) Teşbihin iki temel unsurundan yalnız kendisine benzetilen ile yapılan istiare.Meselâ: Büyük âlimlere; ayaklı kütüphane veya yaşlı kimselere hayatının son baharında denilmesi gibi.
KAVSARRA: Kamıştan yapılan hurma sepeti. * Şeker yükü.
KUVVE-İ MUTASARRIFA: Mütehayyile vasıtasıyla zihinde hazırlanan şeyleri tertib kuvveti.
MESARR: (Meserret. C.) Sevinçler, meserretler. Sürurlar. Zevkler.
MEŞHUN-U MESÂRR: Sevinçler ve zevklerle dolu.
MİHSARRE: Bir kimsenin elinde tuttuğu sopa veya değnek.
MUSARRA': Edb: İki mısra'ı da kafiyeli olan beyit. Bir mısra'ı kafiyeli olana "Müfred" denir.Musarra' beyte, gazel veya kasidenin baş tarafında bulunursa; matla; terci' ve terkib-i bentlerin arasında bulunursa; vâsıta tâbir olunur.
MUSARRAH: Açıklanmış, izah edilmiş. * Aşikâr, açık, açıkça, belli.
MUSARRAHAN: Açık olarak. Sarih bir tarzda.
MUTASARRIF: Tasarruf hakkı ve salâhiyyeti olan. Tasarruf eden. Bir işi kendi isteğine göre idâre eden. Bir malın sahibi. * Eskiden, vilâyetten küçük olan Sancağın en büyük idâre âmiri.
MUTASARRIFİYET: Tasarruf etme hakkı. Mutasarrıflık. * Mutasarrıfın vazifesi.
MUTASARRIM: (C.: Mutasarrımin) Kahramanlık ve yiğitlik gösteren.
MÜSARRE: Sürurlaşmak, sevindirmek.
MEŞHUN-U MESÂRR: Sevinçler ve zevklerle dolu.
SARRAF: Sarfeden. Para işleri ile uğraşan. * Cevherci, kuyumcu. Cevherin kıymetini san'atı ile azaltan veya çoğaltan.
SARRAFÂN: (Sarraf. C.) Sarraflar.
SARRAM: Ham deri satıcısı.
SARRAR: Orak kuşu denilen ve yaz sıcaklarında öten bir hayvan.
SARRE: Kapı, kalem ve semer cızıldaması. * Çağırıp söylemek. * Sayha, yüksek ses.
TASARRUF: İdare ile kullanmak. Sarfetmek. Tutum. Sâhib olmak. İdare etmek. Sâhiblik. Kullanma hakkı. * (Para veya mal) artırma. * Bir şeye karışıp müdahale etme.
TASARRUFAN: Tasarruf ve tutum gayesiyle. İktisad maksadıyla.
TASARRUFÂT: (Tasarruf. C.) Tasarruflar.
TASARRUH: Şiddetle çağırmak.
TASARRUM: Cesaretlenme, yiğitlenme. * Kesilmek.
YED-İ TASARRUF: Sahibolma, sâhiblik.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SARRAF : Sarfeden. Para işleri ile uğraşan. * Cevherci, kuyumcu. Cevherin kıymetini san'atı ile azaltan veya çoğaltan.
SAR : f. Yer, mekân bildiren, birleşik kelimeler yapılan bir ek'tir. Bir şeyin kesretle bulunduğunu gösterir. Meselâ: Kühsar $ : Çok dağlık yer.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...