Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SATİ: Adımlarını geniş atan at.
SATİH: (Bak: Şıkk)
SATİM: (C.: Sutem) Galiz, kaba.
SATİR: Setreden, örten, kapatan.
Günahları, kusurları örten.
SATİT: Ses.
Topluluk, cemaat.
İçerisinde 'SATİ' geçenler
BESATİN: (Bostan. C.) Bostanlar.
BESATİN-İ CİNAN: Cennet bostanları. Cennet bahçeleri.
DESATİR: (Düstur. C.) Düsturlar, kaideler. (Desatir-i hikmet, nevamis-i hükümetle; kavanin-i hak, revabıt-ı kuvvetle imtizac etmezse cumhur-u avamda müsmir olamaz. M.)
DESATİR-İ ÂLİYE: Yüksek ve ulvi düsturlar ve kaideler.
DESATİR-İ HİKMET: Hikmet düsturları. Hikmet ve maslahatın iktiza ettirdiği kaideler.
DESÂTİR-İ İLMİYE: İlmin düsturları. İlmin icab ettirdiği kaideler.
DESÂTİR-İ İSLÂMİYE: İslâma ait kaide ve düsturlar.
ESATÎN: Sütunlar. Üstüvaneler. Direkler. * Mc: İleri gelen kimseler.
ESATİR: İlk zamanlara ait uydurma hikâyeler. Masallar. Mitoloji. * Saflar. Sıralar.
ESATİR-ÜL EVVELÎN: İlk zamanlara ait efsâneler.
ESATÎZ: (Esâtîze) : (Üstaz. C.) Usta başıları. Bir işin tedbirinde, öğretilmesinde önderlik edenler.
RESATİK: (Rustâk. C.) Köyler, çiftlikler.
RUHSATİYYE: San'at veya ticaret için verilen izin kâğıdı.
SAFSATİYÂT: Safsatalar, yalan ve yanlış şeytâni sözler.
SATİH: (Bak: Şıkk)
SATİM: (C.: Sutem) Galiz, kaba.
SATİR: Setreden, örten, kapatan. * Günahları, kusurları örten.
SATİT: Ses. * Topluluk, cemaat.
VASATÎ: İkisi ortası. Ortalama. Orta halde.
VASATÎ SAAT: Hakiki güneşe tâbi olmak üzere, muntazam hareket ettiği tasavvur olunan mevhum bir güneşin, o yerin nısfun nehârından (meridyeninden) arka arkaya iki defa geçişi arasındaki zamanın yirmi dörtte biri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SATİH : (Bak: Şıkk)
SAT' : Yüksek olmak. Kesmek, kat'etmek.
SA' : Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...