Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SAZ: | f. (Sâhten: Yapmak mastarından emir köküdür) Eden, yapan, uyduran, düzen mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Evham-saz $ : Evham veren. |
| SAZ: | f. Kamış. Bir çalgı âleti. Takım, silâh, edevat. Ustalık. At takımı. Düzen, tertip, sıra. Öğrenme. Kuvvet, kudret. Menfaat. Benzer, misil, eş. Hile. |
| SAZEC: | (C.: Sevâzic) Sâde, basit. |
| SAZENDE: | (C.: Sâzendegân) f. Çalgıcı. Düzenleyici, yapıcı. |
| SAZÎ: | f. Düzenleyicilik, yapıcılık. |
| SAZKÂR: | f. Uygun, muvafık. |
| SAZKÂRÎ: | f. Uygunluk, muvafakat. |
| SAZ (-): | f. (Sâhten: Yapmak mastarından emir köküdür) Eden, yapan, uyduran, düzen mânalarına gelir ve birleşi |
| İçerisinde 'SAZ' geçenler | |
| ARÂM-SAZ: | f. Yerleşen, oturan. |
| ARBEDE-SÂZÎ: | f. Gürültücülük, kavgacılık. |
| AŞİYAN-SÂZ: | f. Yuva kuran, mesken yapan. |
| AŞTÎ-SÂZ: | f. Sulhsever, sulh taraftarı. Barışsever, barışçı. |
| AŞTÎ-SÂZÎ: | f. Barışseverlik, sulhseverlik. |
| AYİNE-SAZ: | f. Aynacı. |
| AŞİYAN-SÂZ: | f. Yuva kuran, mesken yapan. |
| CİLVESAZ: | f. Cilveli. Nazlı. Gönül alan. |
| DEM-SAZ: | f. Arkadaş, refik, hem-dem, dost. Sırdaş. |
| DEM-SAZÎ: | f. Dostluk, arkadaşlık. Sırdaşlık. |
| DEVA-SAZ: | f. Çâre bulan, ilâç tertip eden. |
| DİL-SAZ: | f. Gönül yapan. |
| EVHAM-SÂZ: | f. Evham veren. |
| FÜSUNSÂZ: | f. Büyüleyici, câzibedâr. |
| ÇÂRE-SÂZ: | f. Çâre bulan. |
| HATIR-SAZ: | Hatır yapan, gönül alan. |
| HEM-SAZ: | f. Uyan, uygun, muvafık, münâsib. * Arkadaş, refik, arkadaşlık. |
| HİLESAZ: | f. Oyuncu, düzenbaz, hileci. |
| İŞRETSAZ: | f. İşret eden, içki içen. |
| KÂRSAZ: | f. Becerikli, elinden iş gelen. |
| KEMİNSAZ: | f. Pusu tutmuş olan. Tuzak kurmuş olan. |
| MAHMİDETSÂZ: | f. Senâ ve medheden. |
| MERHEMSÂZ: | f. Çare bulan. Merhemci, ilâç yapan. |
| MERHEMSÂZÎ: | f. Çare buluculuk. |
| MÜHİMSAZ: | f. Mühim ve ehemmiyetli işler gören. |
| NA-DEMSAZ: | f. Uymayan, uygun olmayan, âhenksiz. |
| NAĞME-SAZ: | f. Ahenkle söyleyen, terennüm eden. |
| NA-SAZ: | f. Münasebetsiz. uygunsuz, uymaz. |
| NA-SAZÎ: | f. Uygunsuzluk, münasebetsizlik, uymazlık. |
| NA-SAZKÂR: | f. Uygun görmeyen, muhâlif. * Beklenmemiş, işitilmemiş. * Münâsebetsiz işle uğraşan. |
| NA-SAZKÂRÎ: | f. Uygunsuz iş yapma, münâsebetsiz iş görme. * Zıtlık, uygunsuzluk. |
| NASİYE-SÂZÎ: | f. Alnını yere sürme. |
| NERMSAZ: | f. Yumuşak adam. |
| NESAKSÂZ: | f. Tertib eden, düzenliyen, tanzim eden, düzen veren. |
| NEVA-SAZ: | f. Çalgıcı, okuyucu. |
| REŞK-SAZ: | f. Gıpta ettiren, imrendiren. |
| RİŞSAZ: | f. Cerrah. |
| RUDSAZ: | f. Çalgıcı. |
| SAZEC: | (C.: Sevâzic) Sâde, basit. |
| SAZENDE: | (C.: Sâzendegân) f. Çalgıcı. * Düzenleyici, yapıcı. |
| SAZÎ: | f. Düzenleyicilik, yapıcılık. |
| SAZKÂR: | f. Uygun, muvafık. |
| SAZKÂRÎ: | f. Uygunluk, muvafakat. |
| SAZ (-): | f. (Sâhten: Yapmak mastarından emir köküdür) Eden, yapan, uyduran, düzen mânalarına gelir ve birleşi |
| ŞANESÂZ: | f. Tarak yapan, tarakçı. |
| ŞİFASAZ: | f. şifa veren, iyi eden. |
| TERANESÂZ: | f. Öten, ötücü. |
| TERENNÜMSÂZ: | f. Terennüm eden, şarkı söyleyen. |
| TERTİBSÂZ: | f. Düzenleyen, sıraya koyan, tertib eden. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SAZEC : | (C.: Sevâzic) Sâde, basit. |
| SA' : | Çiy, rutubet, şebnem. * Kur'an-ı Kerim alfabesindeki dördüncü harfin adı. |