Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SEBİKE-İ HAK: | Hak külçesi. Mc: İşlenmemiş külçe halindeki altın kıymetinin zâhiren görünmemesi gibi; hakkın bâtıl ile mücadelesinin olmadığı zamanda, hakkın kıymet ve lüzumu derecesinin bir cihette bilinememesi. |
| İçerisinde 'SEBİKE-İ HAK' geçenler | |
| İçerisinde 'SEBİKE-İ HAK' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SEBİKE-İ ZEHEBİYE : | Altun külçesi. |
| SEBİKE : | Eritilerek kalıba dökülmüş şey, külçe. Kalıba dökülmüş altın veya gümüş. * Hafif, küçük. |
| SEBİ : | (C.: Sebâyâ) Savaşta esir düşen kimse. |
| SEBZ-FÂM : | Yeşil renkli. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |