Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SEBİL: | Açık ve büyük yol. Büyük cadde. Allah rızası için su dağıtılan yer. |
| SEBİLHANE: | f. Sebil olarak su dağıtılan yer. |
| SEBİLULLAH: | Allah (C.C.) yolu. Karşılıksız. Allah rızası. |
| İçerisinde 'SEBİL' geçenler | |
| BENU-S SEBİL: | Misafirler. |
| EBNÂ-YI SEBİL: | Yolcular, seyahat edenler, seyyahlar. |
| FÎSEBİLİLLAH: | Allah yolunda. Allah için. |
| İBN-İ SEBİL: | Yolcu. Seyyah. |
| İBN-ÜS-SEBİL: | Misâfir. |
| İHLA-İ SEBİL: | Yolunu açık bırakma. |
| SEBİLHANE: | f. Sebil olarak su dağıtılan yer. |
| SEBİLULLAH: | Allah (C.C.) yolu. Karşılıksız. Allah rızası. |
| SELSEBİL: | Cennet'te bir çeşme veya ırmak. * Mc: Tatlı, lâtif, leziz su. |
| TAHLİYE-İ SEBİL: | Bir suçluyu bırakma, salıverme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SEBİLHANE : | f. Sebil olarak su dağıtılan yer. |
| SEBİ : | (C.: Sebâyâ) Savaşta esir düşen kimse. |
| SEBZ-FÂM : | Yeşil renkli. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |