Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SEBİR: | Mekke civarında bir dağın adıdır.(Resul-i Ekrem (A.S.M.), Mekke'den hicret ettiği ve küffarlar takibe çıktıkları vakit, Sebir namındaki dağa çıktılar. Sebir dedi: "Yâ Resulallah, benden ininiz! Korkarım, benim üstümde sizi vururlarsa Allah beni tâzib eder. Onun için korkarım." Cebel-i Hira çağırdı: "Yâ Resulallah ileyye: Bana gel". Bu sır içindir ki ehl-i kalb Sebir'de havf ve Hira'da da emniyeti hissederler. Bu misalden anlaşılır ki: O koca dağlar birer müstakil abddir, müsebbihdir ve vazifedardırlar. Peygambe'ri (A.S.M.) tanır ve severler, başıboş değillerdir. M.) |
| SEBİR: | Suret. Renk. Asıl. Heyet. |
| İçerisinde 'SEBİR' geçenler | |
| İçerisinde 'SEBİR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SEBİ : | (C.: Sebâyâ) Savaşta esir düşen kimse. |
| SEBZ-FÂM : | Yeşil renkli. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |