Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SEBB: Küfür, küfran. Sövüp saymak.
SEBBAB: (Sebb. den) Çok küfür eden. Küfürbaz.
SEBBABE: Şehâdet parmağı. Sağ elin baştan ikinci parmağı.
SEBBABEGEZÂ: f. Şaşarak parmağını ısıran.
SEBBAH: (Sibahat. dan) Suda yüzen, yüzücü.
Yüzgeç.
SEBBAHE: Yüzücü kuşlar sınıfı.
SEBBAK: Eritip kalıba döken, eritici.
SEBBETMEK: Söğmek, sövüp saymak.
İçerisinde 'SEBB' geçenler
MÜSEBBA': Edb: Yedişer mısralı bentlerden müteşekkil nazım.
MÜSEBBAA: Yedi kere okunması icab eden duâ.
MÜSEBBEB: (Sebeb. den) Sebebleri ve vesileleri mevcut olan. Sebeb ile meydana getirilmiş olan.
MÜSEBBEBÂT: Bir sebeple olanlar, sebeple meydana çıkanlar. Neticeler.
MÜSEBBEH: İhtiyarlıktan dolayı aklı giden kimse. Bunak.
MÜSEBBET: Sâbit kılınmış, tesbit olunmuş.
MÜSEBBİB: Sebep, vesile ve mucib olan. Vücuda getiren, kuran.
MÜSEBBİB-ÜL ESBAB: Bütün sebeplere sâhip olan, hakiki müsebbib (Cenab-ı Hak). Bütün sebepleri meydana getiren, Allah (C.C.)
MÜSEBBİH: Allah'ı tesbih edip anan, Allah'ı noksan sıfatlarından tenzih eden ve zikreden, Sübhanallah diye Allah'ı tesbih eden.
MÜSEBBİHA: Sağ elin ikinci parmağı. Şehâdet parmağı.
MÜSEBBİHAN: f. Tesbih edenler. Bütün noksan sıfatlardan, her çeşit kusurdan Cenab-ı Hakkın uzak, temiz ve pâk olduğunu ikrar edenler, söyleyenler.(Evet, her bir nebat, her bir ağaç, pek çok lisan ile Sani'lerini öyle gösteriyorlar ki; ehl-i dikkati hayretlerde bırakır ve bakanlara "Sübhanallah!.. Ne kadar güzel şehadet ediyor" dedirtirler... S.)
MÜSEBBİHÂNE: f. Tesbih ederek. Sübhânallah diyerek.
MÜSEBBİT: Tesbit eden, sabit kılan, devamlı kılan.
MÜSEBBİTAT: Uyuşturucu, bayıltıcı, dondurucu ilâçlar.
MÜTESEBBİB: Bir şeyin olmasına yol açan, sebep olan.
MÜTESEBBİT: Sebat gösteren, sebat eden, dayanan.
SEBBAB: (Sebb. den) Çok küfür eden. Küfürbaz.
SEBBABE: Şehâdet parmağı. Sağ elin baştan ikinci parmağı.
SEBBABEGEZÂ: f. Şaşarak parmağını ısıran.
SEBBAH: (Sibahat. dan) Suda yüzen, yüzücü. * Yüzgeç.
SEBBAHE: Yüzücü kuşlar sınıfı.
SEBBAK: Eritip kalıba döken, eritici.
SEBBETMEK: Söğmek, sövüp saymak.
TESEBBÜB: (Sebeb. den) Sebeb olmak.
TESEBBÜBEN: Sebep olma suretiyle.
TESEBBÜT: (Sebat. dan) Sebat gösterme, dayanma, sabretme, direnme. * Bir nesneye yapışmak. Tevakkuf.
TESEBBÜT: Eğlenmek, oyalanmak. Geç gelmek.
TESEBBÜT: Rahatlık. * Sâkin olmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SEBBAB : (Sebb. den) Çok küfür eden. Küfürbaz.
SEBZ-FÂM : Yeşil renkli.
SEYF-İ BETTÂR : Çok keskin kılıç.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...