Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SECİL: | Uzun, tavil. |
| SECİLE: | Büyük kova. Dökülmüş su. |
| İçerisinde 'SECİL' geçenler | |
| MÜNSECİL: | (Sicil. den) Mahkeme defterine yazılmış, sicile geçmiş. |
| SECİLE: | Büyük kova. * Dökülmüş su. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SECİLE : | Büyük kova. * Dökülmüş su. |
| SECİ' : | Edb: Nesrin kafiyesidir. Seci'ler, ya cümlelerin sonunda yahut arasında bulunur. Sondaki seci'ler bir kelime vasıtasiyle birbirine bağlanır, onlara "Seci'-i mukayyed" denilir. Aradaki seci'ler ise yekdiğerlerine bağlı olmadıklarından onlara sec'i-i mutlak tâbir olunur. İçiçe olan seci'lere "Seci' ender seci" denir. |
| SEC' : | (C.: Escâ-Esâci) Kumru sesi. * Kafiyeli söz. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |