Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SEDD-İ ZERAİ': | Şer'an memnu olan bir şeye vesile teşkil eden mübah fiillerin de men edilmesi. "Def-i mefasid, celb-i menafiden evlâdır." Buna binaen insan, şer'an memnu olan herhangi bir şeye sâik olacak şeylerden sakınması icab eder, o şeyler hadd-i zâtında mennu olmasa da. Bu husus Mâlikî Mezhebinde delil kabul edilen bir mes'eledir. |
| İçerisinde 'SEDD-İ ZERAİ'' geçenler | |
| İçerisinde 'SEDD-İ ZERAİ'' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SEDD-İ ZERAİ' : | Şer'an memnu olan bir şeye vesile teşkil eden mübah fiillerin de men edilmesi. "Def-i mefasid, celb-i menafiden evlâdır." Buna binaen insan, şer'an memnu olan herhangi bir şeye sâik olacak şeylerden sakınması icab eder, o şeyler hadd-i zâtında mennu olmasa da. Bu husus Mâlikî Mezhebinde delil kabul edilen bir mes'eledir. |
| SEDD-İ ÂHENİN : | Demirden yapılan set. |
| SEDD : | Tıkamak, kapamak, mâni olmak. * Baraj. * Perde, Mânia. * Rıhtım. * Set, tümsek. |
| SEDA : | (Bak: Sadâ) |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |