Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SELS: | Akmak, seyelân. |
| SELS: | Beyaz boncuk dizilen iplik. |
| SELSAL: | Hafif soğuk, tatlı ve lezzetli su. |
| SELSEBİL: | Cennet'te bir çeşme veya ırmak. Mc: Tatlı, lâtif, leziz su. |
| SELSEL: | Tatlı ve yumuşak su. |
| SELSELE: | Ulaştırmak, vardırmak. Zincir örmek. |
| İçerisinde 'SELS' geçenler | |
| DEVİR VE TESELSÜL: | Davanın delile ve delilin davaya taalluk etmesiyle kaziyenin dönüp dolaşıp yine eski hâline gelerek hallolunamaması. |
| İLEL-İ MÜTESELSİLE: | Zincir gibi birbirine bağlı olup devam eden sebepler, illetler. |
| MÜSELSEL: | (Silsile. den) Teselsül eden, birbirine bağlı olan, bir sırada devam eden. Zincir halkaları gibi bir sırada olan. * Edb: Bütün mısraları kafiyeli manzume. |
| MÜSELSELEN: | (Silsile. den) Birbirinin ardından, aralıksız. Teselsül ederek, zincirleme, birbirine bağlı olarak. |
| MÜTESELSİL: | Birbirini takib eden. Zincirleme, arasız, uzayıp giden. |
| MÜTESELSİLEN: | Sıra ile, zincirleme olarak, birbiri peşi sıra. |
| SELSAL: | Hafif soğuk, tatlı ve lezzetli su. |
| SELSEBİL: | Cennet'te bir çeşme veya ırmak. * Mc: Tatlı, lâtif, leziz su. |
| SELSEL: | Tatlı ve yumuşak su. |
| SELSELE: | Ulaştırmak, vardırmak. * Zincir örmek. |
| TESELSÜL: | Zincirleme. Zincir gibi birbirine bitişik kısımlar olma. Silsile peyda etme. * Ulaştırma. * Man: (Bak: Delil-i ihtira) |
| TESELSÜL-Ü İLEL: | İlletlerin zincirleme devam etmesi. Sebeblerin teselsülü. |
| TESELSÜLÂT: | (Teselsül. C.) Zincirlemeler. Zincirleme gitmeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SELSAL : | Hafif soğuk, tatlı ve lezzetli su. |
| SEL' : | Baş yarmak. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |