Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SEMAVÎ: Gökle alâkalı, semaya dair ve müteallik.
İnsan eseri olmayan, vahiyle gelmiş bulunan.
SEMAVİYYÂT: Semavî olan şeyler.
İçerisinde 'SEMAVÎ' geçenler
AFAT-I SEMAVİYE: Semavi âfetler. Allah tarafından insanları ikaz ve ceza için verilen belâ ve musibetler.
AVARIZ-I SEMAVİYE: Delilik, küçüklük, bunaklık, ölüm gibi kesbî ve ihtiyarî olmaksızın insana ârız olan şeyler.
DÜRER-İ SEMAVÎ: Aslı vahiy ile gelen, parlak hakikatlı mânalar. Semâvi inciler.
ECRAM-I SEMAVİYE: Gök cisimleri, yıldızlar.
EDYAN-I SEMAVİYE: Allah tarafından gönderilmiş hak dinler.
HACER-İ SEMAVÎ: Gökten düşen taş. * Gök taşı.
KÜTÜB-Ü MENSUHA-İ SEMAVİYYE: İslâma ve bütün beşeriyyete gönderilen Kur'an-ı Kerim'den evvel eski peygamberlere gelen -Tevrat, İncil, Zebur- namlarındaki şimdi hükmü kalkmış olan mukaddes kitablar.
KÜTÜB-Ü SEMÂVİYYE: Mukaddes kitaplar. Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an.
SEMAVİYYÂT: Semavî olan şeyler.
VAHY-İ SEMAVÎ: Beşerin düşünerek yapmasına inkân olmayan, Allah (C.C.) tarafından melek vasıtasıyla Peygambere gönderilen vahiy.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SEMAVİYYÂT : Semavî olan şeyler.
SEMAVAT : (Sema. C.) Gökler, semalar.
SEMA : Gök yüzü. Asuman. Gök. * Her şeyin sakfı. * Gölgelik. * Bulut ve emsali örtü.(Resul-i Ekrem'den (A.S.M.) şöyle rivayet olunmuştur. Sema'ya uruç buyurdukları zaman kale burçları gibi bir mevkide bir takım melâike görmüştü. Bunlar birbirlerinin yüzüne doğru, mütekabilen yürüyüp gidiyorlardı. Bunlar nereye gidiyorlar diye Resul-i Ekrem (A.S.M.) Cebrâil'e (A.S.) sordu. Cebrâil: Bilmiyorum. Ancak yaratıldığımdan beri ben bunları görürüm ve evvel gördüğümün bir tânesini bir daha görmem dedi. Onlardan birine, ikisi birden: "Sen ne zaman halk olundun" diye sordular. O da: "Bilmiyorum. Ancak Cenab-ı Hak her dörtyüz bin senede bir yıldız halk eder. Ben yaratıldığımdan beri de dörtyüz bin yıldız halk etti" diye cevap verdi. Melâikenin kesretini ve kudret-i ezeliyenin vüs'at-ı tecelliyatını anlamalı... E.T.)
SEM' : İşitmek. Kulak ile dinlemek. * Kurdun sırtlandan olan eniği.
SEYF-İ BETTÂR : Çok keskin kılıç.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...