| Kelime | Anlam |
|---|
| SEMAVÎ: | Gökle alâkalı, semaya dair ve müteallik. İnsan eseri olmayan, vahiyle gelmiş bulunan. |
| SEMAVİYYÂT: | Semavî olan şeyler. |
| İçerisinde 'SEMAVÎ' geçenler |
|---|
| AFAT-I SEMAVİYE: | Semavi âfetler. Allah tarafından insanları ikaz ve ceza için verilen belâ ve musibetler. |
| AVARIZ-I SEMAVİYE: | Delilik, küçüklük, bunaklık, ölüm gibi kesbî ve ihtiyarî olmaksızın insana ârız olan şeyler. |
| DÜRER-İ SEMAVÎ: | Aslı vahiy ile gelen, parlak hakikatlı mânalar. Semâvi inciler. |
| ECRAM-I SEMAVİYE: | Gök cisimleri, yıldızlar. |
| EDYAN-I SEMAVİYE: | Allah tarafından gönderilmiş hak dinler. |
| HACER-İ SEMAVÎ: | Gökten düşen taş. * Gök taşı. |
| KÜTÜB-Ü MENSUHA-İ SEMAVİYYE: | İslâma ve bütün beşeriyyete gönderilen Kur'an-ı Kerim'den evvel eski peygamberlere gelen -Tevrat, İncil, Zebur- namlarındaki şimdi hükmü kalkmış olan mukaddes kitablar. |
| KÜTÜB-Ü SEMÂVİYYE: | Mukaddes kitaplar. Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an. |
| SEMAVİYYÂT: | Semavî olan şeyler. |
| VAHY-İ SEMAVÎ: | Beşerin düşünerek yapmasına inkân olmayan, Allah (C.C.) tarafından melek vasıtasıyla Peygambere gönderilen vahiy. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| SEMAVİYYÂT : | Semavî olan şeyler. |
| SEMAVAT : | (Sema. C.) Gökler, semalar. |
| SEMA : | Gök yüzü. Asuman. Gök. * Her şeyin sakfı. * Gölgelik. * Bulut ve emsali örtü.(Resul-i Ekrem'den (A.S.M.) şöyle rivayet olunmuştur. Sema'ya uruç buyurdukları zaman kale burçları gibi bir mevkide bir takım melâike görmüştü. Bunlar birbirlerinin yüzüne doğru, mütekabilen yürüyüp gidiyorlardı. Bunlar nereye gidiyorlar diye Resul-i Ekrem (A.S.M.) Cebrâil'e (A.S.) sordu. Cebrâil: Bilmiyorum. Ancak yaratıldığımdan beri ben bunları görürüm ve evvel gördüğümün bir tânesini bir daha görmem dedi. Onlardan birine, ikisi birden: "Sen ne zaman halk olundun" diye sordular. O da: "Bilmiyorum. Ancak Cenab-ı Hak her dörtyüz bin senede bir yıldız halk eder. Ben yaratıldığımdan beri de dörtyüz bin yıldız halk etti" diye cevap verdi. Melâikenin kesretini ve kudret-i ezeliyenin vüs'at-ı tecelliyatını anlamalı... E.T.) |
| SEM' : | İşitmek. Kulak ile dinlemek. * Kurdun sırtlandan olan eniği. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |