Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SEMM: (Simm - Sümm) (C.: Sümum) Delik.
SEMM-ÜL HIYAT: İğne deliği.
SEMM: Zehir, ağu.
SEMM-İ KATİL: Öldürücü zehir.
SEMM: Cem' etmek, toplamak.
İyi etmek.
SEMMAK: Balıkçı.
SEMMAN: Süzme yağ yapan. Hâlis yağ yapan veya satan kişi.
SEMMDAR: f. Zehirli.
SEMMÎ: (Semmiye) Zehirle alâkalı. Zehirli.
İçerisinde 'SEMM' geçenler
ASEMM: Çok sağır.
BEDEL-İ MÜSEMMA: Huk: Akidde belirlenen bedel.
ECEL-İ MÜSEMMA: f. Muayyen bir zamana kadar, Allah'ın takdir ettiği ölüm.
ECR-İ MÜSEMMÂ: Mukavele ve pazarlıkla kararlaştırılan ücret.
MEHR-İ MÜSEMMA: İki tarafın rızası ile nikâh bedeli olarak kararlaştırılan para.
MESEMM: (C.: Mesâmm) Tıb: Cild üzerindeki küçük delik. Gözenek.
MESEMME: (C.: Mesâmm-Mesâmmât) Ciltteki ufak delik. Gözenek.
MÜSEMMA: İsimlendirilen, ad verilmiş olan, bir ismi olan. * Muayyen zaman. Belirli vakit.
MÜSEMMA-YI AKDES: En kudsî isimlerin sahibi olan Cenab-ı Hak.
MÜSEMMA-YI MEŞRUTİYET: Meşrutiyet diye isimlendirilen.
MÜSEMMEM: (Semm. den) Zehirlenmiş, ağulu, içine zehir atılmış.
MÜSEMMEN: Edb: Sekizer mısralı bentlerden müteşekkil nazım. * Sekiz renkli. Sekiz parçadan meydana gelen. * Fık: Paha biçilmiş ve takdir edilen kıymet karşılığında satılmış olan şey.
MÜSEMMEYAT: İsim verilenler. Ad konulanlar.
MÜSEMMİM: Zehirleyen, zehir katan.
MÜTESEMMİ: Bir isim ile isimlenen, müsemma olan.
MÜTESEMMİM: Zehirlenen, ağu içmiş olan.
SEMEN-İ MÜSEMMA: İki tarafın isteğiyle değerlendirilen kıymet.
SEMM-ÜL HIYAT: İğne deliği.
SEMM-İ KATİL: Öldürücü zehir.
SEMMAK: Balıkçı.
SEMMAN: Süzme yağ yapan. Hâlis yağ yapan veya satan kişi.
SEMMDAR: f. Zehirli.
SEMMÎ: (Semmiye) Zehirle alâkalı. Zehirli.
SİMM (SEMM-SÜMM): (C.: Simâm-Sümum) Küçük dar delik. * İğne deliği. * Ağu, zehir. *Kast. * Düzeltme, ıslah. * Set.
TESEMMİ: Bir şahsa veya kabileye müntesib olma. * Bir isimle isimlenme.
TESEMMUH: Cömertlik etmek.
TESEMMÜM: Zehirlenmek.
TESEMMÜMÂT: (Tesemmüm. C.) Zehirlenmeler.
TESEMMÜN: (Semen. den) şişmanlama, semirme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SEMM-ÜL HIYAT : İğne deliği.
SEM' : İşitmek. Kulak ile dinlemek. * Kurdun sırtlandan olan eniği.
SEYF-İ BETTÂR : Çok keskin kılıç.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...