| Kelime | Anlam |
|---|
| SENC: | f. Ölçen, tartan, değerlendiren. |
| SENCE: | (C.: Senecât) Terazi taşı. |
| SENCEREF: | Sülügen adı verilen kızıl taş. |
| SENCİDE: | f. Ölçülmüş, tartılmış, değerli. Tam yerinde söylenmiş söz. |
| SENCİLAT: | Bir cins koku. |
| SENCİLEYİN: | Senin gibi. |
| SENC (-): | f. Ölçen, tartan, değerlendiren. |
| İçerisinde 'SENC' geçenler |
|---|
| BAR-SENC: | f. Yük tartan, dirhem. |
| İBARE-SENC: | f. Düzgün konuşan, akıcı söz söyleyen. |
| KAFİYESENC: | f. Kafiye dizen. Nâzım, şair. |
| MEDİHASENC: | f. Medihnâme yazan, övücü yazılar yazan. |
| NADİRE-SENC: | f. Nükteli konuşan, güzel fıkralar anlatan, zarif kimse. |
| NALESENC: | f. İnleyen, inildiyen. |
| NALESENCÎ: | f. İnleyicilik, feryad edicilik. |
| NA-SENCİDE: | f. Ölçülmemiş, tartılmamış. * İyi düşünülmemiş. * Değerlenmemiş. |
| NÜKTESENC: | (C.: Nüktesencân) f. Nükteyi değerlendiren. Nükteden anlayan. Nükteyi yerinde kullanan. |
| PULADSENC: | f. Güzel silâh kullanan, iyi dövüşen. |
| SENCE: | (C.: Senecât) Terazi taşı. |
| SENCEREF: | Sülügen adı verilen kızıl taş. |
| SENCİDE: | f. Ölçülmüş, tartılmış, değerli. * Tam yerinde söylenmiş söz. |
| SENCİLAT: | Bir cins koku. |
| SENCİLEYİN: | Senin gibi. |
| SÜHAN-SENC: | (C.: Sühansencân) f. Hesaplı ve ölçülü konuşan, lüzumsuz konuşmayan. |
| SENC (-): | f. Ölçen, tartan, değerlendiren. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| SENCE : | (C.: Senecât) Terazi taşı. |
| SENETA : | Sekenler. Durmalar, duruşlar. Davranışlar. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |