Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SERAY: | f. Büyük konak, kâşâne. Saray. Hükümet konağı. |
| SERAYA: | (Seriye. C.) Düşman üzerine yollanan askerler. |
| SERAY-DAR: | f. Eskiden büyük yerlerde yemek ve sofra işlerine bakan kimse. |
| SERAYENDE: | (C.: Serâyendegân) Şarkıcı, şarkı söyliyen. |
| İçerisinde 'SERAY' geçenler | |
| FÜSHAT-SERÂY: | f. Geniş yer, geniş saray. |
| HAREM-SERAY: | Sarayların kadınlara mahsus olan kısımları. Buna "Harem-i Hümayun" da denilir. * Câmi içi. |
| MİHMANSERAY: | f. Misafirhane. Otel. * Mc: Dünya. |
| PERDESERÂY: | f. Küçük çadır. * Şarkı söyleyen, şarkıcı, hânende. Çalgıcı, saz çalan. |
| SERAYA: | (Seriye. C.) Düşman üzerine yollanan askerler. |
| SERAY-DAR: | f. Eskiden büyük yerlerde yemek ve sofra işlerine bakan kimse. |
| SERAYENDE: | (C.: Serâyendegân) Şarkıcı, şarkı söyliyen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SERAYA : | (Seriye. C.) Düşman üzerine yollanan askerler. |
| SERA : | Yer, toprak. Arz. * Malı çok olmak. Zengin olmak. |
| SER : | f. Baş. Tepe. Uç. Nihayet. Zirve. Gaye. * Baş, başkan, reis. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |