Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SERDAR: | f. Askerin başı. Kumandan. |
| SERDAR-I EKREM: | Başkumandan. Başbuğ. |
| SERDAR-I ULEMA: | Zamanın en bilgili ve en yaşlı âlimi. |
| SERDARÂN: | (Serdâr. C.) f. Kumandanlar, serdarlar, komutanlar. |
| SERDARÎ: | f. Başkumandanlık, serdarlık. |
| İçerisinde 'SERDAR' geçenler | |
| SERDAR-I EKREM: | Başkumandan. Başbuğ. |
| SERDAR-I ULEMA: | Zamanın en bilgili ve en yaşlı âlimi. |
| SERDARÂN: | (Serdâr. C.) f. Kumandanlar, serdarlar, komutanlar. |
| SERDARÎ: | f. Başkumandanlık, serdarlık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SERDAR-I EKREM : | Başkumandan. Başbuğ. |
| SERDAB : | f. Yer altında olan serin ve soğuk oda, bodrum. Böyle yerler ekseriyetle sıcak bölgelerde, gündüzleri sıcaktan korunmak için yapılırdı. Anadolu'nun bazı yerlerinde buna "zir-i zemin" denilir. * Tar: Padişah saraylarında, sağ ve sol taraflarında birer oda bulunan üç köşeli sofalara verilen addı. |
| SERD : | f. Bârid, soğuk, bürudetli olan. * Sert, kaba, hoyrat. |
| SER : | f. Baş. Tepe. Uç. Nihayet. Zirve. Gaye. * Baş, başkan, reis. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |